TUS'a Geri Sayım


23 Aralık 2011 Cuma

Mide kanserinde midenin tümü alınıyor

Eskiden daha çok midenin altında yerleşen kanserin, beslenme alışkanlıklarının değişmesine bağlı olarak artık midenin üst bölümünde görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ersin, "Eskiden midenin üçte ikisini alıyor, kalan işlevini görüyordu. Artık tamamını alıyor, mideyi kurtaramıyoruz. Midesinin tamamını aldığımız vaka sayısı arttı. Aman yediklerimize dikkat" dedi.

İzmir Kent Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr. Sinan Ersin, insanların tuvalet alışkınlıklarındaki değişikliklere gösterdiği dikkati, beslenme alışkanlıklarındaki değişime göstermediğini savundu. Prof. Dr. Ersin, "İnsanlar, beslenme alışkanlığındaki değişikliklerin ya farkına geç varıyorlar ya da çok önemsemiyorlar. Oysa bu değişiklikler bir hastalığın habercisi olabilir. Tabii yemek seçenekleri çok olduğu için, belki birinden vazgeçip diğerine geçiyor, değişiklikleri fark edemiyor. Bu gaz yaptı diyor, yiyeceğe atıyor suçu. Oysa o sırada midede olan değişikliklerin başlangıcı olabilir. Katı, zor geçti boğazımdan diyor, yumuşak, sulu gıdaya dönüyor. Kilo kaybı çok ilerleyene kadar çok önem vermiyor buna. Halbuki bir gün tuvalete çıkamasa hemen çözüm arayışına giriyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Sinan Ersin, sofra kültürünün özellikle gün içinde aranmadığını, hızlı tüketimin ön plana çıktığını söyledi. Hızlı yemek yenmesinin yanı sıra yiyeceklerin sıcak tüketildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ersin, sıcak ve hızlı yemenin, içmenin en başta reflüyü tetikleyen önemli faktörler olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Sinan Ersin, "Bu son derece zararlı. Yiyeceklerin ısısının düşürülmesi gerekir. Çok sıcak çay içiyoruz. O çay elimize dökülse yakar ama midemize, yemek borumuza döküyoruz. Bu hücreler için zararlı, reflü için riskli. Beslenme alışkanlığımız da doğaldan fast food’a kaydı. Fast food denilen şeyler zaten ya kızartma ya da direkt ateşe maruz kalmış yiyecekler. Bir taraftan yüksek kalorili olmaları nedeniyle kilo almamızı da sağlıyorlar. Aşırı kilo da kanser açısından risk faktörü. Onun dışında hazır gıdalar, raf ömrü uzun olsun diye pek çok koruma faktörü içeren yiyecekler, yine koruma amaçlı yüksek oranda tuz içeren pastırma, sucuk gibi şarküteriler, ev salçası, turşu, tütsülenmiş, tuzlanmış balıklar mide kanseri açısından riskli yiyecekler. Ailesinde ve birinci, ikinci derece akrabalarında mide kanseri olanlarda taze meyve ve sebzeden fakir beslenme de mide kanseri açısından beslenmeye bağlı riskler. Genetik kadar çevresel faktörler de mide kanserinde önemli. Risk grubundakiler endoskopi yaptırmalı" dedi.

KANSER YER DEĞİŞTİRDİ

Prof. Dr. Ersin, dünyada mide kanserinin beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklere bağlı olarak mide içindeki yerleşimini değiştirdiğine dikkat çekti. Eskiden kanserin daha çok midenin alt bölümüne yerleştiğini, midenin üst kısmında kanserin çok az görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ersin şunları söyledi:

"Eskiden midenin daha çok bir kısmını alarak cerrahi tedavi yaparken, artık pek çok kez tümünü almak durumunda kalıyoruz. Eskiden midenin üçte 2’sini alıyorduk, kalan bölüm mide olarak işlevini sürdürüyordu. Ama kanser yer değiştirdi, artık midenin üstünde yer alıyor ve sadece bir bölümünü almak olmuyor. Artık tamamını alıyor, mideyi kurtaramıyoruz. Beslenme alışkanlıklarının değişmesine bağlı olarak midesinin tamamını aldığımız vaka sayısı arttı. Az gelişmiş ülkelerde hala eskisi gibi kanser midenin alt bölümünde görülüyor, çünkü hazır gıda tüketmiyorlar, daha doğal besleniyorlar."

Alıntı: Hürriyet

1 yorum:

  1. Peki tüp mide ameliyatları için ne söyleyebilirsiniz???

    YanıtlaSil

Her türlü yorumlarınız...