çocuklarda havuza girme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklarda havuza girme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2014 Salı

Tatile çıkarken nelere dikkat etmeli?


Memorial Antalya Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Şirin Elmi, yaz tatilinde enfeksiyon risklerinden korunma yolları ile ilgili şu önerilerde bulundu:

Yüzeyinde köpük olan denize girmeyin:


İyi temizlenmeyen ve sirkülasyonu fazla olmayan durgun havuzlarda birçok hastalık tehlikesi vardır. Genital mantar enfeksiyonları, ishal, idrar yolu enfeksiyonu, hepatit A, göz, kulak ve cilt enfeksiyonları havuz suyunun neden olduğu hastalıklardır. Deniz suyu tuzlu olduğu için hastalık yapıcı mikroorganizmaların yaşaması daha zordur. Ancak durgun, kirli ve yüzeyi köpüklü denizler de aynı havuzlar gibi enfeksiyon riski taşır.

Sudan çıktığınızda mayonuzu değiştirin:


Genital mantarların en önemli nedeni nem ve ıslaklıktır. İyi temizlenmeyen ortak kullanım alanlarında bu hastalıklar çok daha kolay bulaşır. Islak mayo ile beklememek, havuzdan çıktıktan sonra duş alıp iyi kurulanmak ve mayoyu değiştirmek olası enfeksiyon riskini azaltacaktır.

Havuz kalabalıksa kenarda oturmayı tercih edin:

Hepatit A, birçok ishal ve bağırsak paraziti etkeni ağız yolu ile bulaşır. Kirlenmiş havuz ve deniz suyunun yutulması ile mikroplar sindirim sistemine ulaşmakta ve hastalıklar oluşmaktadır. Özellikle kapasitesini aşan havuzlarda ve çocuk havuzlarında bu risk çok fazladır. Tatilden önceki birkaç gün içinde ishal olanların ve özellikle de çocukların bu tür havuzlara girmemesi gerekir.

Plajlardaki mikroplara dikkat:

Plajlar da deniz ve özellikle de havuz gibi ortak kullanım alanı olduklarından temiz ortamlar değildir. Kuma serilen havlu ile kurulanmak enfeksiyon etkenleri ile temas riskini artırır. Bu nedenle kurulanmak için kullanılan havlu ile şezlong üzerine ya da kuma serilen havlunun ayrı olmasına dikkat edilmelidir.

Minder ya da havlu bulunmayan şezlongda güneşlenmeyin:


Tatilde enfeksiyon kapmamak için havuz çevresi, duşlar, soyunma kabinleri ve şezlongların temizliğine dikkat edilmelidir. Günde en az bir kez bu alanların temizliği yapılmalıdır. Şezlonglar da ortak kullanım alanında olduğu için direkt temastan kaçınılmalıdır. Mutlaka üzerine örtü veya havlu serilmeli, şezlong için kullanılan havlularla yüz ve vücut kurulanmamalıdır.

Otellerde temizlik ve hijyeni önemseyin:

Tam pansiyon ya da her şey dahil otellerde açık büfelerde sunulan yiyeceklere dikkat edilmelidir. Uzun süre açıkta kalan özellikle sütlü, kremalı, mayonezli, etli yiyeceklerde sıcağın etkisiyle çoğalan bakteriler gıda zehirlenmesi ve ishale sebep olabilir. Su tüketimine de özen gösterilmelidir. Kapalı kapaklı su şişeleri kullanılmalıdır. İçeceklere konulan buzların da temiz sulardan hazırlandığından emin olunmalıdır. Havuzlarda bulaşabilecek hastalıkların yanı sıra; sauna, hamam gibi ortamların da temizliği ve bakımı uygun koşullarda yapılmadığında; mantar gibi enfeksiyonlara zemin hazırlar. Bunun için havlu ve terlik gibi kişisel malzeme kullanımına dikkat etmek gerekir. Grip tehlikesi yazın da devam etmektedir. Farklı iklim, kalabalık, plajlar, klimaların da etkisi ile özellikle çocuklar, yaşlılar ve gebeler daha fazla risk altındadır. Buna sebep olan virüsler kışın görülen grip virüslerinden farklı değildir. Bu durumda bol sıvı tüketimi ve yatak istirahatı çok önemlidir.

Alıntı:egedesonsöz.com

28 Mayıs 2013 Salı

Çocukları güneş çarpmasından nasıl koruruz?


Yaz aylarında en fazla ishal, güneş çarpması, deri hastalıkları ve sıvı kayıplarına bağlı hastalıklar çocukların sağlığını tehdit ediyor. Ayrıca çocukların park ve bahçe gibi açık alanlarda daha çok zaman geçirmesi; böcek sokmalarını, oynarken düşme, çarpma gibi kazaları ve burun kanamalarını da beraberinde getirebiliyor. Havuz ve deniz mevsiminin açılması ile göz ve kulak enfeksiyonlarında da artış yaşandığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Tamtekin, yaz aylarında özellikle güneşi çarpmasına dikkat çekiyor:
 
“Güneş çarpması ve yanıkları, güneşten kaynaklanan başlıca hastalıklardır. Aşırı sıcaklar vücutta sıvı ve elektrolitlerin kaybına yol açar. Güneş çarpması ise bunun sonucunda bayılma ile ortaya çıkar. Güneş çarpmasından çocukları korumak için birkaç basit önlem alınmalıdır. Bunların başında; bütün çocukların özellikle 6 aydan küçük bebeklerin saat 10.00- 16.00 arasında güneşe çıkartılmamaları, güneşte kalma süresinin 10 dakika ile başlayıp yavaş yavaş artırılması ve mutlaka yüksek koruyuculuğu olan güneş kremlerinin kullanılması gerekmektedir.”
 
ÇOCUĞUNUZ EVE HALSİZ GELDİYSE…
 
Ateş yükselmesi, halsizlik, baygınlık ve kusma güneş çarpmasının en önemli belirtileri. Dr. Tamtekin’in verdiği bilgiye göre, sıvı ve elektrolit kaybı sonucu meydana gelen güneş çarpması için öncelikle yapılması gerekenler, çocuğun ateşinin düşürülmesi ve kaybedilen sıvı ve elektrotların yerine konulması. Çocuğun ateşini düşürmek için ilk müdahale ılık su ile yapılmalı. Ilık suya sokulan çocuk ateşi düşürüldükten sonra mutlaka bir sağlık kurumuna götürülmeli.
 
Birinci derece güneş yanıklarında ise kızarıklık ve deride gerginlik hissi oluşabileceğini vurgulayan Tamtekin, “Çocuklarda görülen bu tür yanmalarda ilk yapılması gereken çocuğu yine ılık suya sokmak ve nemlendirici kremlerle derideki gerginlik hissini azaltmaktır. Hastanın ağrısı varsa doktoruna sormadan ağrı kesici kullanılmamalı. Çocuklar yaz aylarında bol sıvı gıdalar tüketmeli. Yaz ayları meyve açısından zengindir. Özellikle karpuz, kavun gibi sulu meyveler tercih edilmeli. Yemekler hafif yenmeli, çok ağır yemeklerden kaçınılmalıdır” dedi.
 
GÜNEŞ KREMİ SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ
 
Güneşin zararlı etkilerini azaltmanın en etkili yollarından birinin güneş koruyucu krem kullanmak olduğunu söyleyen Dr. Tamtekin, çocuklarda kullanılan kremlerde faktörün 30’dan yüksek olmasına dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Tamtekin, “Ayrıca kimyasal koruma içeren güneş kremleri yerine mekanik koruyucu içerenler tercih edilmelidir. Bunların dışında geniş kenarlıklı şapkalar ve ince kumaştan (penye veya tülbent) hazırlanmış bol bir giysi çocukların güneşten korunmalarına yardımcı olacaktır. Çocukken güneşe fazla maruz kalan ciltler hem daha erken yaşlanır, hem de cilt kanserine yakalanma riski artar” diyerek önemli bir tehlikeye de dikkat çekti.
 
HAVUZLARDAKİ BULAŞICI HASTALIK RİSKİNE DİKKAT
 
Yazın çocuklar için havuzdan çok denizin tercih edilmesini öneren, sağlık ve hijyen kurallarına uyulmayan havuzların enfeksiyon hastalıkları açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Tamtekin, “Ayrıca fazla klorlanmış havuzlar ise çocuklarda deri, kulak ve göz gibi organların alerjik hastalıklara neden olabilir. Bu nedenlerle özellikle 4 yaşın altındaki çocukların havuza sokulmaması önerilmektedir. Temizliği iyi yapılmamış havuzda bulunan mikroplar ciltteki küçük bir çizikten girerek iltihaplı yaraların oluşmasına neden olur. İdrar yolları ve mantar enfeksiyonlarının yazın daha çok görülmesinin nedeni yine yeteri kadar temizlenmeyen havuzlardır. Havlu ve terlik gibi eşyaların ortak kullanımı da mantar enfeksiyonlarının hızla yayılmasına neden olmaktadır” diye konuştu.
 
Alıntı:egedesonsöz.com