genel sağlık sigortası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genel sağlık sigortası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2012 Perşembe

Sağlıkta kasko sigortası dönemi


Herkes için zorunlu olan Genel Sağlık Sigortası (GSS), katkı-katılım paylan, ilave ücret yetmedi; şimdi de tamamlayıcı sigorta adıyla eşitsizlikleri daha da artıracak olan yeni bir ek ödeme düzenlemesi getirildi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bütçesinden özel sağlık kuruluşlarına, üniversite hastanelerinden daha yüksek miktarda aktarılan kaynaklar ve hastalardan alınan ölçüsü belirsiz paralar yetmedi. Özel sağlık kuruluşları ek sağlık kasko vergisiyle yeni bir kaynağa daha kavuşmuş oldular.

SGK, 28 Haziran 2012'de tamamlayıcı veya destekleyici sağlık sigortasının tanım, kapsam ve uygulamalarıyla ilgili olarak bir genelge (2012/25) yayımladı. Bu genelgeyle GSS primlerinin tüm sağlık hizmederine erişmek için yeterli olamayacağı ve "istisnai hizmeder" olarak tanımlanan ve kapsam dışı bırakılacak olan hizmederi içeren paketin giderek genişleyeceği SGK tarafından kabul edilmiş olmaktadır. Bu tür hizmedere ulaşabilmek ve A grubu hastanelerden yararlanabilmek için, ödeyebilenden "tamamlayıcı sağlık sigortası" primi adı allında ek bir vergi talep edilmektedir. Sigorta yaptıranlar, araç kasko sigortasında olduğu gibi eğer sağlık hizmetini kullanmazlarsa da 'hasarsızlık indiriminden' yararlanacaklar! 5510 Sayılı SSGSS Kanunu Madde 98'de; yıllık veya daha uzun süreli tamamlayıcı veya destekleyici özel sağlık sigortalarına ilişkin usul ve esasların Kurumun uygunluk görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığı tarafından belirleneceği belirtilmektedir.

Bu madde'ye bağlı olarak yayımlanan Genelgede "tamamlayıcı veya destekleyici sağlık sigortası", SGK tarafından kapsama alınmayan ya da kapsama alındığı halde genel sağlık sigortalısı tarafından ilave ücret ödemesi gerektiren sağlık hizmederinin, özel sağlık sigorta aracılığıyla sigorta kapsamına alınması olarak tanımlanmaktadır. 

Ancak Genelge'de sağlık hizmederinden yararlanan genel sağlık sigortalıların hizmeti aldıkları anda prime ek olarak ödemekle yükümlü oldukları katkı-katılım paylarının özel sigorta şirkederi tarafindan teminat veya ödeme konusu yapılamayacağı hükmü de getirilmektedir.

Sağlık hizmet sunucusuyla sigorta şirketi arasında yapılabilecek anlaşmaya göre tamamlayıcı veya destekleyici sağlık sigortası konusu yapılabilecek bedeller;
•Kurumca finansmanı sağlanmayan "istisnai" sağlık hizmederine ait bedeller,
•İlave ücret tutarları,
•Otelcilik hizmeti gibi hastalardan alınabilecek tutarlar,
•Sağlık Uygulama Tebliği fiyadarı üzerinde kalan tutarlar.
Yapılacak iş ve işlemler özel sigorta şirketlerine prim ödemek suretiyle özel sağlık sigortası poliçesi satın alanlar için uygulanacakür.

Tamamlayıcı veya destekleyici sağlık sigortasına sahip genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere aynı tedavi döneminde sunulan sağlık hizmet bedellerinden;
1-Kurumun 63. maddesi kapsamında sunulan sağlık hizmederine ait olanlar kuruma,
2-63. maddenin birinci fıkrasında sayılan ve tamamlayıcı sağlık sigortası poliçesi kapsamında tanımlı olanlar ilgili özel sağlık sigortası şirketine,
3-Sigorta poliçesi kapsamında yer almayan ilave ücret, otelcilik hizmeti, kapsam dışı sağlık hizmetine ait bedeller, hastaya fatura edilecektir,
4-Hasta katılım paylan ise hiç bir şekilde teminat konusu yapılamayacağından hastalar tarafindan ödenecektir.

5510 sayılı kanun madde 64'te; Kurumca finansmanı sağlanmayacak sağlık hizmetleri şöyle sınıflandırılmıştır:
•Estetik amaçlı yapılan her türlü sağlık hizmetiyle estetik amaçlı ortodontik diş tedavileri,
• Sağlık Bakanlığınca izin veya ruhsat verilmeyen sağlık hizmederi ile Sağlık Bakanlığınca tıbben hizmeti kabul edilmeyen sağlık hizmederi, •Yabancı ülke yurttaşlannın genel sağlık sigortalı olduğu tarihten önce mevcut kronik hastalıklan Görüldüğü gibi tamamlayıcı veya destekleyici sağlık sigortası, genelgede ifade edildiği gibi sadece kapsam dışı olan estetik amaçlı sağlık hizmetleri üzerine kurgulanmamış, SGK tarafından temel teminat paketinin daraltılmasıyla paket dışına çıkarılacak olan sağlık hizmederi ve kurumca finansmanı sağlanmayan ve kısmen karşılanan sağlık hizmetleri üzerine kurgulanmıştır.

Özede bu uygulamayla SGK tarafindan karşılanmayan (estetik ameliyadar) veya SGK tarafindan sağlık hizmeti olarak sigortalılara verilmeyen sağlık hizmederini almak isteyenler, GSS öncesi dönemde olduğu gibi özel sigorta şirketine poliçenin kapsamına göre miktan değişecek olan bir prim bedeliyle bu hizmederi alabileceklerdir. Aynca yine prim miktarı artırılarak özel hastanelere ödenen ilave (fark) ücreder ve kamu/özel hastanelerine ödediğimiz özel yatak ücrederi de poliçe kapsamına alınarak özel sağlık sigortasına sigorta ettirilebilecektir. Bunun için özel sağlık sigortalan "Tamamlayıcı veya Destekleyici Sağlık Sigortası" poliçesi hazırlayıp isteyenlere satacak; içerdiği teminat pakederini de ilan edeceklerdir. Tamamlayıcı sağlık sigortası, muayene ücrederinden, protez ve ortezlerden ve ilaçlardan alınan katılım paylannı hiç bir şekilde içermeyecektir.

5510 sayılı kanun madde 63; finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresini tanımlamıştır: Kurum (SGK), finansmanı sağlanacak sağlık hizmederinin teşhis ve tedavi yöntemlerini, sağlık hizmederinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarım Sağlık Bakanlığı'nın görüşünü alarak belirlemeye yetkilidir.

Görüldüğü gibi kanunda bir hayli geniş olarak tanımlanmış olan katılım paylarında artış ve temel teminat paketini gerektiğinde daraltmak tamamen SGK yetkisine bırakılmış durumdadır.

ŞAPKA DÜŞTÜ...KEL GÖZÜKTÜ

Genel Sağlık Sigortası Asgari Sağlık Sigortasına dönüş türülüyorl Sağlık hizmederine ulaşabilmek için GSS'li olmanın yeterli olmayacağı, GSS'nin aslında sadece bir asgari sağlık sigortası sağlayacağı, kapsamı genişletebilmek için zorunlu GSS primi ödeyen yurttaşlann, aynca ek bir sağlık vergisi anlamına gelen tamamlayıcı sigorta primini de özel sigorta şirketine yatırması gerekecektir. Yani SGK sağlık giderlerinin belirli bir miktara kadar olanını karşılayacak, dileyenler de SGK'nın karşılamadığı hizmeder için özel sigorta yaptıracaklardır.

Böylece GSS hastaların ihtiyaç duyduğu bütün sağlık hizmederini kapsamayacaktır.
Temel teminat paketi içinde yer almayan sağlık hizmederi için yurttaşlann ceplerinden para ödemeleri gerekecektir. Bazı sağlık hizmederi temel teminat paketi içinde yer alsa dahi SGK tarafindan kısmen ödenecektir, kalan kısmını ise yurttaş cebinden ödeyecektir.

Artık sağlık hizmederine gereksinimi olanlar değü, parası olup 'kasko' sigortası yaptıranlar ulaşabilecektir! Araba aldığınızda trafik sigortası yaptırmadan trafiğe çıkamadığınız gibi; zorunlu GSS'ye de prim ödemezseniz sağlık kuruluşundan içeri giremeyeceksiniz. Üstelik sağlık kurumlarına giremediğiniz gibi o ana kadar birikmiş olan tüm prim borçlarını da ödemeniz gerekmektedir. Arabanız yeni ve pahalı ise kazalara karşı kasko sigortası yaptırdığınızda hasar durumunda tüm masraflar karşılanabilmektedir. Benzer şekilde özel sağlık kuruluşlan ve özel sigorta şirkederi de insanların hastalıkları üzerinden sağlık kaskosu yaptırmaya çalışarak yurttaştan alacağı parayı garanti etmek istemektedir. Parası olup kasko primini yatıranlar A tipi özel hastaneler ile A tipi kamu hastane birliklerine gidecek; parası olmayanlar ve böylece kasko yaptıramayanlar da ancak "E tipi" hastanelere gidebileceklerdir. Bu "Alta kalanın canı çıksın!" ifadesinin en gerçekçi hah olacaktır.

TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI KİM(LER) İÇİN ÖNGÖRÜLMEKTEDİR? 

Hiç kuşkusuz özel sigorta şirkederi ve özel hastane patronları içindir. Devlet destekli, müşteri garantili, paralar güvenceli, ödemeler sabit süreli... Serbest piyasa ekonomisi için tadı bir rüya.

GARİBANA NE Mİ OLACAK... FAKİR FUKARANIN CANI CEHENNEME...! 

Kimler en çok mağdur olacaktır; özel sigorta şirkederinin yaşldar, doğumsal ya da sonradan edinilmiş kronik hastalığı olanları sigorta kapsamına almaktan kaçındıkları, çok para istedikleri bilinmektedir. Tamamlayıcı sağlık sigortası en çok yoksulları, yaşlıları ve kronik hastalığı olanları mağdur edecektir. Bu gruptakiler sağlık hizmetine gerektiği gibi erişip yararlanamayacaklardır.

Dünya örneklerinden de bilindiği gibi özel hastaneler her zaman pastanın kremasını sıyırmayı tercih ederler. Kâr oranı düşük, külfedi, zahmedi übbi işlemlerden kaçınırlar. Kronik, riskli yoksul hastalan kabul etmemek için ellerinden gelen yaparlar.

Mümkün olduğunca basit, hızlı, kazançlı işlemleri ve varlıklı müşterileri seçerler.
Birçok ülkede sağlık alanında yapılanlara bakıldığında aralannda birkaç yıllık zaman farla olsa da neredeyse tümüyle aynı sağlık politikalan uyguladıklan görülmektedir. Dünya Bankası (DB), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Uluslararası Para Fonu (İMF) ve diğer uluslararası finans ve sağlık sektöründeki çokuluslu şirkederin isteği ve baskısıyla uygulanan programlann iki somut değişimi ortaya koyduğu görülmektedir. Küresel kapitalist düzenin hüküm sürdüğü ve bu sisteme eklemlenmiş tüm ülkelerde sağlık hizmetine erişim ve yararlanma artık bir hak değildir; sağlık küresel kapitalizmin yeni ve yüksek kâr oranlı alanlarından birisidir. Bunu sağlayan modellerin uygulandığı ülkelerde yaşayan toplumlar bir karşılık ve bedel ödeseler de sağlık hizmetine gerektiği gibi erişip yararlanamamakta ve hem ülke çapında, hem de küresel ölçekte toplumların sağlığı giderek daha çok bozulmaktadır.

SONUÇ OLARAK 

Söz konusu katkı paylarının miktar ve oranlarının artırılması; giderek daha çok sayıda hastalık ve hizmet konusunun genel sağlık sigortası ödeme kapsamı dışına çıkarılması, ikinci ve üçüncü basamak hizmedere ulaşma için sevk zorunluluğunun getirilmesi, sigorta primlerinin daha yüksek oranda ve bazı kesimler için tümüyle cepten ödenmesi, kapsam dışı hizmeder için tamamlayıcı sağlık sigortasının zorunlu olması, sigorta kurumlarının kısmen ya da tamamen özelleştirilmesi diğer ülkelerdeki uygulamalarda gözlenen ve çok uzak olmayan bir süreç için de bizim de yaşayarak göreceğimiz uygulamalar olacaktır.

Nihai amaçları sağlık hizmederine gerektiği erişimin kısıdanması ve sağlıksız toplum yaratarak sağlık hizmederinden daha fazla kâr elde etmektir.

Alıntı: Dr. Ergün Demir - Dr. Güray Kılıç-Birgün Gazetesi

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Tamamlayıcı sağlık sigortası huzurlarınızda...

 PARAN KADAR SAĞLIK SİSTEMİNİN AYAK SESLERİ GELİYOR.DİKKAT EDİLİRSE HERŞEY AÇIK UÇLU OLARAK  CEVAPLANMIŞ...


Tamamlayıcı Veya Destekleyici Sağlık Sigortası Uygulaması Hakkında Yayınlanan Genelgeye İlişkin Bilgilendirici Duyuru

 28 Haziran 2012 tarihinde Kurumumuz tarafından yayınlanan 2012/25 sayılı  Genelge ile Tamamlayıcı veya Destekleyici Sağlık Sigortası ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Konu ile ilgili olarak Genelgeye ilişkin açıklayıcı soru ve cevaplar aşağıda yer almaktadır.

Soru: Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) nedir?
Cevap: Kurum tarafından kapsama alınmayan, kapsama alındığı halde kısmen  karşılanan, yani cepten ilave ücret ödenmesi yapılan ya da bireylerin daha yüksek standartlarda sağlık hizmeti talep ettiği durumlarda devreye giren özel sağlık sigortası türüdür.
Yıllardır birçok gelişmiş dünya ülkesi (Almanya, Hollanda, Fransa vs.) tarafından uygulanmakta ve sağlık harcamalarının sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktadır.

Soru: Türkiye’deki geçmişi nedir?
Cevap: Türkiye’de 2000’li yılların başından itibaren yoğun şekilde tartışılmaya başlanmıştır. İlk kez 5510 sayılı Kanunun 98. maddesinde konu edilmiştir. 2011 Ekim ayında yayımlanan Orta Vadeli Programda (2012-2014) “tamamlayıcı emeklilik ve sağlık sigortası modellerinin geliştirileceği” konusuna yer verilmiştir.

Soru: Bu Genelge ile getirilen yenilik nedir?
Cevap: Önceden ilave ücret, otelcilik ücreti gibi hastalar tarafından cepten ödenen kısımların sigorta şirketleri tarafından ödenmesi sağlanmıştır. Yani, Kurum tarafından ödenmesi gereken sağlık hizmetleri Kuruma, ilave ücret ise özel sigorta şirketine fatura edilebilecektir.
 Ayrıca, sigorta şirketi ve hastane bir sağlık hizmetinin fiyatı konusunda kendi arasında anlaşma yaptığı takdirde, sağlık hizmet bedelinin SUT fiyatı Kuruma, SUT’un üzerinde kalan kısmı da sigorta şirketine fatura edilebilecektir.

 Soru: Genelgeye niçin ihtiyaç duyuldu?
Cevap: Halihazırdaki uygulamada var olan ancak herhangi bir düzenleme bulunmadığı için özellikle Kurumumuzdaki geri ödeme uygulamalarında sıkıntı yaşanmasına yol açan bir konuydu. Genelge ile uygulamadaki farklılıklar ortadan kaldırılmıştır.

 Soru: Bu Genelge ile SGK kapsamından çıkarılıp özel sigorta kapsamına alınan herhangi bir sağlık hizmeti var mıdır?
Cevap: Hayır. Genelge mevcut durumdaki uygulamayı Kurumumuz açısından düzenlemekte ve Kurum tarafından karşılanan sağlık hizmetleri aynı şekilde karşılanmaya devam edilmektedir.

 Soru: Tüm vatandaşlar Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yaptırmak zorunda mıdır?
Cevap: Hayır. Tamamen isteğe bağlıdır.

Soru: Hangi hizmetler Tamamlayıcı Sağlık Sigortası kapsamındadır?
Cevap:
a- Kurumca finansmanı sağlanmayan sağlık hizmetleri (estetik girişimler, akupunktur gibi alternatif tedaviler vs.),
b- İlave ücret tutarları,
c- Otelcilik ücreti gibi hastadan alınabilecek tutarlar,
d- Sağlık hizmet sunucusu ile sigorta şirketi arasında yapılabilecek anlaşmaya göre, Sağlık Uygulama Tebliği fiyatları üzerinde kalan tutarlar,

Soru: Hasta katılım payları da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası kapsamında mıdır?
Cevap: Hayır. Kanun gereği hasta katılım payları özel sigorta konusu yapılamaz. Ancak bununla ilgili bir değişiklik konusunda çalışmalarımız sürmektedir.

Soru: Bu Genelge ile % 90 ilave ücret sınırı kalktı mı?
Cevap: Hayır. Sadece önceden hastalar tarafından ödenen ilave ücretler, artık sigorta şirketleri tarafından ödenebilecek. Ancak hastaneler ilave ücreti yasal sınırlar içerisinde almak zorunda.

Soru: Hastane ile özel sigorta şirketi anlaştığı takdirde, sağlık hizmetini SUT fiyatı dışında bir fiyattan faturalandırabilecek mi?
Cevap: Evet. Sigorta şirketi ve hastane bir sağlık hizmetinin fiyatı konusunda kendi arasında bir anlaşma yapabilir. Bu durumda, sağlık hizmet bedelinin SUT fiyatı Kuruma, SUT’un üzerinde kalan kısmı da sigorta şirketine fatura edilebilir.

 Örnek: TSS’li bir kişi “Normal Doğum” için sözleşmeli/protokollü bir sağlık hizmet sunucusuna başvurduğunda;  SUT fiyatı: 400 TL (Kuruma fatura edilir)
İlave Ücret % 90: 360 TL (Sigorta şirketine fatura edilebilir)
Sigorta şirketi ile hastane arasındaki Normal Doğum fiyat anlaşması: 1000 TL
(1000-400= 600 TL Sigorta şirketine fatura edilebilir)

Alıntı:medimagazin.com.tr

5 Temmuz 2012 Perşembe

İntern hekime aylık maaş verilecek

 EN SONUNDA..TEMİZLİK İŞÇİSİ OLARAK BİLE KULLANILAN GENÇ MESLEKTAŞLARIMIZA   ,EMEKLERİNİN KARŞILIĞI AZ DA OLSA VERİLECEK...

28 Haziran 2012 tarihinde Meclis'te görüşülen 208 sıra sayılı 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' kabul edildi. Buna göre tıp fakültesinde 5. yılını tamamlayıp, 6. yılına geçen intern öğrencilerine öğretim üyelerinin koordinasyonu altında yaptıkları işler için 310 TL ücret ödenecek. Ayrıca internlük süresi de emeklilikten sayılacak ve intern ücretlerinin de tıp fakültelerinin bütçelerinden karşılanacağı vurgulandı.

"KANUN 5 BİN 500 ÖĞRENCİYİ YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR"

Konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulunan AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, söz konusu kanun değişikliğinin Türkiye genelindeki tıp fakültelerinde akademik eğitim alan yaklaşık 5 bin 500 öğrenciyi yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti. Kendisinin de bir hekim olduğunu hatırlatan Ünüvar, bu noktada da tıp fakültesi öğrencilerinin hangi sorun ve sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını bildiğini, kendisinin de aynı yollardan geçtiğini anlattı.

"GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ DE UYGULAMAYA DAHİL EDİLECEK"

Ünüvar, "Bu kanunla tabii ki tıp fakültesi öğrencilerinin sorunlarını tamamen çözmüş değiliz ama onlara bir destek ya da yaralarına bir merhem olma yolunda çok başarılı bir adım olduğunu düşünüyorum" dedi.

Kanun teklifinin yasalaşmasında Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın da büyük bir çaba ortaya koyduğunu hatırlatan Ünüvar, "Grupların ortak önergesi ile Türk vatandaşı olup tıp fakültelerinin 5. yılını bitirip, 6. yılına geçen öğrencilere intern eğitimi döneminde; öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları sonucunda ilgili kurumların bütçelerinden 12 ay süresince ücret ödeyecek. Uygulamaya 'Gülhane Askeri Tıp Akademisi' de dahil edilecek" ifadesini kullandı.

"ÖDEMELERDEKİ USULÜ BAKANLIK, YÖK VE MALİYE BELİRLEYECEK"

İnternlük ücretinin, tıp fakültelerinin kendi bütçesinden karşılanacağını vurgulayan Necdet Ünüvar, internlerin sağlık sigortalarından da faydalanabileceğinin altını çizdi. Ünüvar, açıklamasını da şöyle sürdürdü:

"Kanunu resmi gazetede yayınlandıktan sonra Sağlık Bakanlığı, YÖK, Maliye Bakanlığı ödemedeki usul ve esasları belirleyerek bu sene internlük yapan kişileri de kapsayacak şekilde uygulanacak. Bir hekim olarak bu kanunun, tıp fakültelerinde öğrenim gören kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum."

Alıntı: medimagazin.com.tr