suriyeli mülteciler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
suriyeli mülteciler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2014 Cumartesi

Gaziantepli bir hekimden Suriyelilere bakış:Gizlenen Gerçekler...


Adımı belirtmeden sizin aracılığınızla bir şeyler bahsetmek istedim size. Bunu diğer arkadaşlar da biliyordur belki…

Gaziantep’te yoğun bir Suriyeli toplamı var. Tüm Antepliler yaka silkmiş vaziyette. Belediye başkanı Suriyelileri çadır kampına gönderecekti, fakat izin verilmemiş. Şehirde kargaşa mevcut, trafik güvenlik hepsi karmaşık.

Hastanelerde Türk vatandaşından çok Suriyeli var, servislerin yarısı yoğun bakımların yarısı onlarla dolu. Bir de devlet Suriyelilerin her türlü ameliyat, ilaç, yatış masraflarını “sözde” kendi ödüyor! Fakat tüm maliyetleri hastanelerin cebinden yani bizim döner sermayemizden, kısacası bizim cebimizden çıkıyor.

Organ nakli bile yapılıyordu, fakat adamlar Suriye’den sırf bedava nakil için bize gelmeye başlayınca devlet bunu sözde ödememeye başladı. Adamlar acil müdahaleleri geçtik artık estetik, boy kısalığı ve keyfi nedenlerle bize başvurmaya başladı.

Tamam vicdan merhamet diyoruz fakat adamlar hiç durmuyor. Kadın doğumcu bir arkadaşım geçen hafta bir gün 70 hasta bakmış, 60′ı Suriyeli. Adamlar iç savaşta cayır cayır doğum yapıyor ve hiçbir ücret ödemeden tüm sağlık giderleri bizim cebimizden karşılanıyor.

Kısacası buraları görmeniz lazım. Suriye’nin tüm iç savaş yükünü Suriye’ye komşu şehirlerimiz ve dolaylı yoldan Türkiye çekiyor. Hani hiçbir şeyin değişmeyeceğini biliyorum ama belki paylaşırsanız belki bir iki kişi okur da belki bilgi sahibi olur.

Kendinize iyi bakın

Kaynak: asistan hekim .org

25 Aralık 2013 Çarşamba

İzmir Vatandaşlarda ''Suriyeli'' Oldu!..


Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler’in sağlık harcamalarından para alınmaması üzerine, İzmirli bazı vatandaşların hastanelere giderek kendilerini Suriyeli olarak tanıttığı ortaya çıktı. Haber Türk Egeli’den Mert Neşet Uslu’nun haberine göre hastaneye gittiğinde ilaç ve muayene parası ödemek istemeyen uyanık vatandaşların, ‘’ Biz Suriyeliyiz, bize bakın ‘’ dediği ifade edildi. Suriyelilerin sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanırken, vatandaşlardan para alınmasının haksızlık olduğunu belirten Türk Sağlık Sen 1 No’lu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol, ‘’ Suriyeliler’in para vermediğini duyan vatandaşlarda hastanelerde kendilerini Suriyeli olarak tanıtmaya başladı. Sağlıkçılar bu nedenle zor durumda kaldı’’ dedi.

700 BİN MÜLTECİ

Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen mülteci sayısı 700 bine yaklaşırken, hükümet sığınmacıların sağlık hizmetlerine para ödememesi için harekete geçti. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Başkanlığı’ndan gönderilen yazıda, Suriyeliler’in sağlık harcamalarının Valiliklere faturalandırması istendi. Yapılan bu düzenleme ile Suriyeli vatandaşlar hastanelerden ücret ödemeden yararlanmaya başlarken, İzmirli bazı uyanıklara da gün doğdu. İzmir’de, Suriyeli vatandaşların hastane harcamalarına para ödemediğini öğrenen vatandaşlar, hastanelere giderek kendilerini Suriyeli olarak tanıtmaya başladı. Her gün hastanelere gelen onlarca vatandaşın, ‘’ Biz Suriye’deki savaştan kaçıp geldik. Bize bakın ‘’ dediği öğrenildi. Çoğu vatandaşın hastane personeline kimlik bilgilerini vermek istemediği ve ücretsiz olarak bakılmak için ısrar ettiği öğrenildi.

AYIRT ETMEK ZOR

Suriyeli vatandaşların para ödemediğini duyan kişilerin de kendilerini Suriyeli olarak tanıttığını vurgulayan Türk Sağlık Sen 1 No’lu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol, ‘’Sağlık çalışanı arkadaşlarımız, bazı vatandaşların hastaneye gelerek kendilerini Suriyeli olarak tanıttıklarını ve para ödemek istemediğini belirtti. Bir tarafta Suriyelilerden para alınmazken, kendi vatandaşlarımızdan ise alınıyor. Böyle şey olmaz. Yapılan büyük haksızlıktır. Sıkıntıların üstüne bir de bu eklendi. Çalışanlar Suriyelileri ayırt etmeye mi çalışacak? Bu duruma son verilmeli’’ diye konuştu.

VALİLİKLER ÖDEYECEK

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Başkanlığı’ndan Valiliklere gönderilen yazıda, şu ifadelere yer verildi: ‘’Geçici koruma altına alından Suriyeli misafirlerin tedavi giderleri Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında faturalandırılacak. Tedavi giderleri sağlık kuruluşlarının bulunduğu ilin valiliklerine faturalandırılacak. İlaç, protez, diş, gözlük, işitme cihazı gibi malzemeler, SUT’ta belirtilen usul ve esaslara göre temin edilecek’’

BÖYLE BİR ŞİKAYET YOK

İzmir Sağlık Müdürü Bediha Türkyılmaz, bazı kişilerin "Suriyeliyim" diyerek hastanelerde ücretsiz muayene olduğu iddiasıyla ilgili kendilerine bu yönde ulaşmış bir şikayetin bulunmadığını bildirdi. Türkyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kendilerini Suriyeli olarak tanıtan kişilerin ücretsiz sağlık sisteminden yararlandığına yönelik haberin gazetede yer aldığını, bunun üzerine kentteki büyük hastanelerle görüştüklerini bildirdi. İncelemelerinde böyle bir olaya rastlamadıklarını dile getiren Türkyılmaz, "Bize ulaşan herhangi bir şikayet yok. Olsa gereken yapılır" dedi.

Alıntı:egedesonsöz.com

27 Kasım 2013 Çarşamba

Türkiye'de polio alarmı..(2)


17 Ekim 2013 tarihinde Suriye'de 22 akut flask paralizi (ani felç) tanımlandığı "Laboratuvar olarak vakaların doğrulanmasından sonra Suriye'de bulunan sağlık otoriteleri, salgına karşı korunmak üzere 24 Ekim tarihinde 1 milyon 600 bin çocuğu polio, kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı aşılama kararı almıştır. Yapılan incelemeler sonunda bu hastaların 10'unda poliovirus tip 1 (çocuk felci virüsü tip1) ortaya çıkmış. Çocuk felci tanısı konulan olguların çoğu, 2 yaş altında çocuklar olup, çocuk felci aşıları bulunmuyordu. Suriye'de devam etmekte olan savaşın sağlık sisteminde de erozyonlara neden olduğu ve toplumun önemli bir kesimine savaş nedeniyle sağlık hizmetinin ulaştırılamadığı da önemli bir gerçektir. Bu nedenle Suriye'de 2010 yılında yüzde 91 olan aşılanma oranının 2012'de yüzde 68'e düştüğü de tahminler arasında bulunmaktadır. Suriye'deki çocuk felci salgını ve olası diğer enfeksiyon hastalıkları diğer Ortadoğu ülkeleri için bir tehdit oluşturmaktadır. Çok sayıda Suriye vatandaşının komşu ülkelere sığınması, mültecilerin temel sağlık durumlarının bilinmiyor olması mültecileri kabul eden ülkelerde de önemli sağlık sorunları açısından risk oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, çocuk felcine karşı önlem olarak başta Lübnan, Ürdün, Türkiye, Mısır, Irak ve Filistin olmak üzere Kasım ayı itibariyle en az 6-8 ay sürmesi gereken geniş aşılama kampanyası önermektedir.

Sağlık Bakanlığımız bu öneriyi gözönüne alarak Suriye'den gelen mülteci çocukları ile sınır illerimizdeki 0-59 arası yaş bütün çocuklara Şırnak, Şanlıurfa, Mardin, Kilis, Gaziantep ve Hatay illerimiz ile Adana ilimizde 2 tur halinde OPA uygulanmasını kararlaştırmıştır.

Uzmanlar, mültecilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde yeni doğan bebeklerin bulunduğu ailelere de aşı yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Öncelikli olmak üzere başta çocuk felci aşısının 5 yaş altındaki çocuklara ek doz olarak yapılması, bunun yanı sıra yeni doğan ve henüz aşıları yapılmamış bebekleri koruyabilmek için bu bebeklerin olduğu evlerde yaşayan erişkinlerin de aşılanması gerekmektedir. Henüz aşılanmamış bebeklerin korunması ancak ebeveyn aşılaması ile mümkün olabilecektir.

Erişkinler :
18 yaş ve daha büyük birçok erişkin, çocukken aşılandıkları için çocuk felci aşısına ihtiyaç hissetmezler. Fakat bazı erişkinler yüksek risk altındadır ve bunlar için çocuk felci aşılaması düşünülmelidir:
(1) çocuk felcinin sık görüldüğü yerlere seyahat edenler,
(2) çocuk felci virüsüyle temas edebilecek laboratuar çalışanları ve
(3) çocuk felci olabilecek hastaları tedavi edecek sağlık çalışanları.
Bu üç grupta olupta çocuk felcine karşı hiç aşılanmamış olanlara 3 doz IPV yapılmalıdırlar :
İlk iki doz 1-2 ay arayla, Üçüncü doz ikinciden 6-12 ay sonra.
Bu üç gruptaki erişkinlerden geçmişte çocuk felci aşısının 1 veya 2 dozunu almış olanlar geriye kalan 1 veya 2 dozu da almalıdırlar.

Şu an piyasada özellikle büyüklere yapabileceğimiz tekli IPV polio aşısı yoktur. Adacel Polio adında kas içi yapılan dörtlü bir aşı bulunmaktadır. Bebek ve çocuklara kullandığımız OPV aşısının erişkin dozları hakkında bilimsel yayınlarda bilgiye rastlanılmamakla beraber iki damla olarak verilmesi yeterli görülmektedir. İnaktive çocuk felci aşısı öldürülmüş çocuk felci virüslerini içerdiği için felce yol açmaz. Kas içi yapılır. IPV aşısı çok güvenilir bir aşıdır; şu ana kadar hiç ciddi yan etki bildirilmemiştir. OPV canlı zayıflatılmış çocuk felci virüslerini içermektedir. Özellikle ilk dozlarda olmak üzere 720.000 dozda 1 çocukta aşıya bağlı felce neden olabilmektedir. OPV aşısı toplumsal bağışıklığın sağlanmasında önemli bir rol oynadığı için kullanılması gerekmektedir. Aşıya bağlı riski önlemek için özellikle ilk iki dozda IPV daha sonraki dozlarda OPV kullanılması önerilmektedir.

ADACEL POLIO, en az 3 yaşındaki çocuklar, ergenler veya yetişkinler içindir. 3 yaşın altındaki çocuklar için uygun değildir. Bu aşı üç yaşından itibaren çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde difteri, tetanoz, boğmaca (pertusis) ve çocuk felcine (polio) karşı korunmayı desteklemek üzere kullanılmaktadır. İlk aşılama için kullanılmaz. Tüm yaş gruplarına 0,5 mL'lik tek bir doz kas içi uygulanır. ADACEL POLIO almadan önce sizin veya çocuğunuzun difteri, tetanoz ve çocuk felci aşılarının ilk aşılamalarını tam olarak almış olması gerekmektedir.

Savaşta ölen ve yaralanan insanlara , salgın hastalıkların yarattığı ölüm ve sakatlık durumlarına mı üzüleceksin, savaştan hiçbir çıkarı olmayan ülkemin insanlarının , bebe ve çocuklarının girdiği riski mi düşüneceksin ? Biz yıllarca ülkemizde polio ve kızamık eradikasyonu çalışmalarını başarı ile yaptık. 21 Haziran 2002 tarihinde Kopenhag'da düzenlenen Avrupa Bölgesi Polio Sertifikasyon Komisyonu toplantısında ülkemizin de içinde bulunduğu DSÖ Avrupa Bölgesi'nin poliomyelitten arındırıldığı belgelendirilmişti. Şimdi vahşi mi, yahşi mi olacağı bilinmeyen virüslerin yaratabileceği salgınlar karşısında tekrar tetikte olacak, eradikasyonunu sağladığımız bir hastalığın kızamık gibi vaka artışını engellemek için kampanyalar yapmak zorunda kalacağız. Bu kadar emek ve masrafın karşılığını kim ,nasıl ödeyecek ?

Suriyedeki savaşa destek verenler, kışkırtanlar, yardım edenler için belki bu dünyada bir ceza bulunamayacak ve verilemeyecektir ama bunun sorumluları ergeç bir yerlerde hesabını vereceklerdir.

Dr. Recep KOÇ
İSTAHED Hukuk komisyonu

Alıntı:İSTAHED