ösym etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ösym etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2014 Salı

ŞOK iddia...KPSS soruları bir kitap üzerinden dağıtıldı mı?...


Geçen hafta sonu yapılan KPSS sınavındaki sorular tartışılmaya devam ederken, sınava ilişkin yeni skandallar ortaya çıktı. CHP’li vekil Nur Serter’in yaptığı açıklamaya göre, sınavdan önce bazı illerde dağıtılan KPSS hazırlık kitabındaki soruların birebir aynısı sınavda soruldu.


Serter açıklamasının devamında, genel kültür testinin yüzde 20’si Atatürk ilke ve inkılaplarından sorulması gerekirken, Başbakan Erdoğan’ın söylemleri ve AKP’ye ilişkin sorular yöneltildi. AKP’nin, 2023 hedefi, Başbakan Erdoğan’ın 17 Haziran’daki konuşmasında tavsiye ettiği Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytin Dağı” eseri de KPSS'de sorulan sorular arasında.

Sınavın iptal edilmesi gerektiğini söyleyen Serter, “İsmail Değirmenci tarafından yazılan "2014 KPSS- Tarihin Pusulası" adlı kitaptan birebir alındığı,sınava giren birçok aday tarafından tespit edilmiştir. Bazı illerde sınavdan önce İsmail Değirmenci tarafından yazılan "2014 KPSS- Tarihin Pusulası"adlı kitabın hiç olmadığı kadar çok satıldığı belirlenmiştir.”

İşte Nur Serter’in açıklaması:

"Bilindiği üzere geçtiğimiz hafta sonu Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) yapılmıştır. ÖSYM 2014 KPSS Lisans Başvuru Kılavuzunda belirtiği konu ağırlıklarına uymamıştır. Sınavın Genel Kültür testinde %20 Atatürk İlke ve İnkılapları sorulması gerekirken bu kural çiğnenerek AKP iktidarının söylemleri öğrencilere soru olarak yöneltilmiştir.

2014 KPSS’ de sorulan bazı soru örnekleri;

*AKP’nin dilinden düşürmediği 2023 vizyonu söylemi “2023 TURİZM VİZYONU” olarak soru köküne yerleştirilmiştir.

*Diğer bir soruda ise Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan demir yolları ile son yıllarda yapılan çalışmalar karşılaştırılarak ATATÜRK VE CUMHURİYETİN İLK ON YILI KÜÇÜMSENMEYE ÇALIŞILMIŞTIR.

*Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Haziran’da yaptığı grup konuşmasında tavsiye ettiği Falih Rıfkı ATAY’ın “ZEYTİN DAĞI” adlı eseri soru olarak öğrencilerin önüne gelmiştir.

Bunun yanı sıra KPSS Tarih sorularının bazılarının,İsmail Değirmenci tarafından yazılan "2014 KPSS- Tarihin Pusulası" adlı kitaptan birebir alındığı,sınava giren birçok aday tarafından tespit edilmiştir. Bazı illerde sınavdan önce İsmail Değirmenci tarafından yazılan "2014 KPSS- Tarihin Pusulası"adlı kitabın hiç olmadığı kadar çok satıldığı belirlenmiştir.

ÖSYM Başkanlığı KPSS’de AKP iktidarının sözcüsü rolünü üstlenmiş ve Başbakanın söylemlerini soruların içeriğine taşımıştır. Sanki Devletin kurumlarına değil AKP genel merkezine personel alınacakmış gibi hareket etmiştir. ÖSYM Başkanı Başbakana yaranmak için KPSS’yi bile siyasallaştırmıştır.

ATATÜRK ve İlkeleriniyok saymak Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan hizmetleri küçümsemek ÖSYM başkanlığının haddi değildir.

2014 KPSS sınav kılavuzunda belirtilen soru ağırlıklarının yüzdelik dilimine uyulmaması nedeniyle iptal edilmelidir.

AKP’nin ve Başbakanın söylemlerinin sorulara yansımasına, Atatürk’ün yok sayılmasına neden olan, ÖSYM Başkanı Ali DEMİR işgal ettiği koltuğu derhal terk etmelidir.8/07/2014


Prof.Dr.F.Nur SERTER

İstanbul Milletvekili

Milli Eğitim, Kültür, Gençlikve Spor Komisyonu Üyesi

Alıntı:odatv.com

13 Eylül 2012 Perşembe

Bir ÖSYM klasiği: Pardon yanlış kazanmışsınız...


TUS'a giren uzman hekimlerin kazandığı yerlerin çoğu değişti. 2010 Sonbahar TUS'a giren çok sayıda doktor, ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi'ne girdiğinde şu anda bulunduğu kadrodan başka bir yere yerleştirildiğini öğrenirken bazıları "Sınava girdiğinizden ve tercih yaptığınızdan emin olun" uyarısıyla bile karşılaştı. ÖSYM bu durumu sınava giren doktorlara '2010- TUS Sonbahar Dönemi Mahkeme Kararı ile Soru İptalleri Neticesinde Yeniden Yapılan Değerlendirme ve Yerleştirme Sonuçları açıklandı' başlığıyla duyurdu. Merkez, soruların yanlış olduğunu da, şu yazı ile kabul etti.

"12 Aralık 2010 tarihinde Merkezimizce uygulanan sınavda soruların TUS Sonbahar Dönemi ile ilgili Temel Tıp Bilimleri Testi- 1 ve Klinik Tıp Bilimleri Testi soru kitapçıklarındaki bazı soruların hatalı olduğu öne sürülerek bu soruların iptali talebiyle Ankara 15'nci İdare Mahkemesi'nde açılan davada anılan mahkemenin 21 Eylül 2011 tarihli kararı ile dava konusu işlemin ve uyuşmazlığa konu olan soruların iptaline karar verilmiştir."

"HAKKINIZ KORUNMUŞTUR" İKNA ETMEDİ''

 ÖSYM ayrıca adaylara yaptığı duyuruda Danıştay 8'inci Dairesi'nin temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin verdiği kararı onadığını bildirirken, idari yargı kararları doğrultusunda yeni bir değerlendirme ve yerleştirme yapıldığını açıkladı. ÖSYM yetkilileri tarafından "Daha önce yerleştirildiğiniz uzmanlık programı hakkınız korunmuştur" açıklaması yapılmasına rağmen şu anda yanlış yerlere yerleştirildiğini öğrenen doktorlar kaygılarını ortak platformlarında dile getirerek, "İşimi kaybeder miyim?" kaygısına kapıldı.

"ŞAKA GİBİ"

Mağdur doktorlardan 26 yaşındaki Ersin Çağrı Şimşek, Ankara'da bir üniversitenin kardiyoloji bölümünde ihtisas yaptığını ancak, aldığı yeni bilgiyle aslında İzmir'e yerleştirildiğini öğrendi. O sırada Ankara'da evlenen ve yeni bir düzen kuran Şimşek, şimdi İzmir'e yerleşmesinin çok zor olduğunu, aile birliği açısından pek çok kişinin de zorlukla karşılaşacağını söyledi. Son gelişmeleri "şaka gibi" sözleriyle değerlendiren Şimşek, şöyle dedi:"Benim durumumda 400 kadar kişinin olduğunu biliyorum. 15 gün içinde yeniden yerleştirildiğimiz yere gitmeyip mevcut görev yerlerimizde kalma hakkımız varsa bile bunun güvencesi daha somut şekilde verilmeli."

"PUANIM ARTMIŞ; YANLIŞ SAYIM AYNI"

Doktorlara özel forumlarda duygularını dile getirenlerden bazıları kendisine "Sınava girdiğinizden ve tercih yaptığınızdan emin olun" denildiğini yazarak yardım isterken bazıları da 1.5 yıl sonra yapılan düzenlemeye isyan etti. O şikayetlerden bir bölümü şöyle:

* Ben 13'ncü tercihime yerleşmişken şu an 7'nci tercihim gelmiş. Ne bu ya? Kulak Burun Boğaz'dan nöbetleri yüzünden istifa ettim, şimdi Fizik Tedavi Rehabilitasyon gelmiş. Ne olacak benim iki yılım? Kim verecek hesabını?

* 1.5 yıllık cerrahlıktan sonra asla dahiliyeye geçmem.

* Ben hiç yerleşememiştim şimdi Erciyes Aile Hekimliği'ne yerleşmişim 1.5 yıl sonra. 'Kazandım da gitmedim' derim artık.

* Arkadaşlar benim puanım artmış, netim ve yanlış sayılarım değişmemiş. 'Alt tercihe yerleştiniz' yazıyor ama ne olduğunu yazmıyor? 15 gün içinde nereye gideceğimi bilmeden nasıl dilekçe vereyim?

* Doğru sayısı değişmemiş, puan yükselmiş. Saçmalık bu.

* Önceden bir yere girmemişken şimdi Haydarpaşa Numune Aile Hekimliği'ne girmişim. Şu an hayatta gidecek değilim. İstifalı olduğum için Aralık 2010'dan sonraki işsiz gezdiğim 7 ayın hesabını kim verecek?

"TANIDIK VARSA ŞU KARIŞIKLIKTA OXFORD'A BİLE YERLEŞİRSİN"

Forumlardaki şu yorumlar da "Güleriz ağlanacak halimize" sözünü hatırlattı:

* Torpilim olsa iyiymiş, bu kargaşada her yere giderdim.

* Neyse kazandık da kurtulduk ÖSYM'den. Korkuyorum bir gün "Sizi şuraya yerleştirdik gidin okuyun' diyecekler diye.

* Sınav tarihi: 11-12 Aralık 2010, Sonuç açıklama tarihi 31 Ağustos 2012. Aslan Parçası ÖSYM.

* Hocam tabanı da tavanı da hepsi bir. ÖSYM'de yine bir cümbüş havası. Tanıdığın varsa şu karışıklıkta Oxford'a bile yerleşirsin. Tanıdığı olan hayrına beni baş asistan yapsa olmaz mı?

* ÖSYM yol ve taşınma masraflarını karşılayacak mıymış?

* Şimdi kazananları 'Siz yanlış oldunuz' diye atacaklar mı? Ya da gitmeyi tercih ederse oradakileri ne yapacaklar?


Alıntı:egedesonsöz.com




13 Şubat 2011 Pazar

Gelecek hafta Tam-Gün'ü görüşecekler

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dün yaptıkları görüşmede Tam Gün Yasası'nı konuştuklarını belirterek, ''Zannediyorum bir dahaki hafta içerisinde, hem Tam Gün Yasası ile ilgili sorunları, hem sağlıktaki diğer bazı problemleri Sağlık Bakanı, Başbakanımız ve ben biraraya gelerek, bu meseleleri masaya yatırmayı kararlaştırdık'' dedi.

YÖK Başkanı Özcan, Erzurum'da düzenlenen ''25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarında'' gümüş madalya alan sporcular ile Türkiye Buz Pateni Federasyonu Başkanı Fahrettin Kandemir'i kabulünden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin ''Dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmenizde ne konuşuldu?'' sorusu üzerine Özcan, görüşmede Tam Gün Yasası dışında bir konunun konuşulmadığını söyledi.

Başbakan Erdoğan'a konuyla ilgili son gelişmeleri anlattığını belirten Özcan, ''Biliyorsunuz tam gün yasasına geçtikten sonra bizim üniversitelerimizde çalışan öğretim üyelerimizin fark adı altında aldıkları yüzde 20'lik bir meblağ kayboldu. Bunu alamaz duruma düştüler. Yeni bir sistem getiriyorsunuz, bundan bazı öğretim üyeleri zarar görüyor, bu hoş bir şey değildi. Başbakanımıza bunu anlattım. Bunun telafisi için çalışmalar devam ediyordu. Sanıyorum yakın zamanda kaybedilen bu farklar öğretim üyelerine bir şekilde geri verilecek'' dedi.

Başbakan Erdoğan'a konuya ilişkin bir önerisi olduğunu da söyleyen Özcan, ''Öğretim üyelerinin para ile iç içe olması ve paranın üniversite ortamında bu kadar çok konuşulması gerçekten rahatsız edici bir durumdur. Onun için mesela sözleşmeli statü gibi bir statüye geçilmesi belki öğretim üyelerimizi paranın çok konuşulduğu durumdan kurtarır diye düşündük. Böyle bir öneriyle geldim. Kendisi de öneriyi çalışalım dedi. Zannediyorum bir dahaki hafta içerisinde, hem Tam Gün Yasası ile ilgili sorunları, hem sağlıktaki diğer bazı problemleri Sağlık Bakanı, Başbakanımız ve ben biraraya gelerek, bu meseleleri masaya yatırmayı kararlaştırdık. Ben kendilerinden haber bekleyeceğim. Toplantıya çağrıldığımda, üniversiteye ait görüşlerimi kendisine ileteceğim'' diye konuştu.

Tavsiye ettiği sözleşmeli statüde çalışmanın iyi bir sistem olduğunu ifade eden Özcan, ''Şöyle başlanılabilir, geçen sene üniversitede çalışan hocalarımız döner sermaye artı maaş ne kadar ücret aldılarsa bunun aylık ortalaması hesaplanabilir. Önümüzdeki sene bu ücret kendilerine ödenebilir. Böylece onların döner sermaye ile veya herhangi bir parayla ilgili ilişkileri kesilebilir. Kendileri eğitim, öğretimleriyle, araştırmalarıyla çalışmalarına devam edebilirler. Eğer öğretim üyesi o yıl içerisinde performansında bir artış kaydederse bir dahaki yıl vermiş olduğunuz döner sermaye artı maaşta biraz daha artış yapabilirsiniz. Eğer performansında bir düşüş olduysa bu miktardan biraz düşüş yapabilirsiniz. Bu da öğretim üyelerini daha çok çalışmaya teşvik edecek bir sistemdir'' dedi.


Alıntı: medimagazin.com