anne sütünü arttırmanın yolları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne sütünü arttırmanın yolları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2012 Çarşamba

Emzirme döneminde dikkat edilmesi gerekenler

Emzirme döneminde ortaya çıkan sorunlardan biri ağrılı meme başıdır. Ağrılı meme başının daha ileri şekli meme başı çatlağıdır; emziren annelerin çoğunun yaşadığı ağrılı bir durumdur. Emzirmenin başlangıcında ve sıklıkla da doğumdan sonraki ikinci veya üçüncü günde görülür. Meme başında çatlak oluşmasının nedeni hatalı emzirme tekniğine bağlı olarak bebeğin hatalı pozisyonda tutulması ve dolayısıyla memeyi hatalı emmesidir. Emzirme sırasında meme ucundaki kahverengi bölge mümkün olduğunca bebeğin ağzının içinde olmalıdır. En sık yapılan hata sadece meme başının bebeğin ağzına yerleştirilmesidir. Bu pozisyonda emzirme yapılması ile önce ağrılı meme başı dediğimiz durum ortaya çıkar. Hatalı emzirmenin devamında ise meme başı çatlakları meydana gelir. Bazen tüm önlemlere ya da uygun yaklaşımlara rağmen meme başında çatlak oluşur, uzun süre iyileşmez.

Uzun süren meme başı çatlaklarının en önemli nedeni mantar enfeksiyonu olup bebeğin ağzında ortaya çıkan pamukçuk ya da bebek bezi pişiği ile bağlantılıdır. Bu durumda en uygun yaklaşım bebekteki pamukçuk ve pişiğin tedavi edilmesi, meme başlarının karbonatlı su ile temizlenmesidir. Mantara yönelik ilaç tedavisi uygulamak da gerekebilir. Meme başı çatlaklarının tedavi edilmesi, hem emzirme sırasında annenin çektiği acıyı azaltılır ve bebek için elzem olan anne sütü ile beslenmeyi sağlar, hem de bu çatlaklardan memeye mikropların girip iltihap geliştirmesine mani olur. Emziren kadında, tedavi edilmemiş süt kanalı tıkanıklığı veya memelerde süt birikmesi sonucu mastit (meme iltihabı) ortaya çıkar. Meme iltihabı olan annelerin memeleri şiş, kızarık ve ağrılıdır. Annede ateş, üşüme, titreme ve halsizlik olabilir. Annenin mutlaka göğüslerini boşaltması gerekir. Mastiti olan anne bebeğini emzirebilir. Memelerin boşaltılması memede apse gelişmesini önler.
Emzirmeyen anneye önerileriniz neler olur?
Herhangi bir tıbbi engel yoksa tüm anneler bebeklerini emzirmelidir. Emzirmek anne ve bebek arasında duygusal bir bağ kurulmasını sağlar. Her anne bu güzel duyguyu tatmalıdır. Ancak bazı tıbbi nedenlerden dolayı emzirme yapılamaz. Hazır mamalarla beslenme şekline “doğal olmayan beslenme” denir. İlk altı ay anne sütü ya da hazır mamalarla beslenen bebeklere su vermeye gerek yoktur. Hazır mama kullanan ailelere, hep aynı mamayı kullanmamalarını ve farklı mamaları dönüşümlü kullanmalarını öneriyoruz. Mama seçiminde, bilinen ve güvenilir bir firmanın ürünü olmasına, içeriğinin kutusunun üzerinde ayrıntılı olarak yazılı bulunmasına, anne sütünden daha şekerli ve vanilya tadında olmamasına ve yan etkilerinin belirtilmesine dikkat edilmesi gerekir. Hazır mama ile beslenen bebeklerde hastalık riski daha yüksektir ve mamaların hijyen kurallarına göre hazırlanması büyük önem taşır. Mutlaka kaynamış temiz su kullanılmalı, aynı su birkaç kez kaynatılıp öyle verilmemeli, öğün sonrası kalan mama tekrar kullanılmadan atılmalı, biberon temizliği güzel yapılmalıdır. Mamalar kutuların üstünde yazan ölçülere göre hazırlanmalıdır. Mama hazırlandıktan sonra soğutulması gerekiyorsa akan su altında ya da benmari usulü soğutulmalıdır. Mikrodalga fırın kullanılmamalıdır. Tabii ki mama hazırlama işleminden önce eller iyice yıkanmalıdır.
Emzirirken önem verilmesi gereken noktalar nelerdir?
Öncelikle anne ve bebeğin birbirine alışabilmesi için zaman gerekir. Birkaç gün alır. Sonrasında emzirme işlemi son derece keyifli bir hal alacaktır. Emzirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, annenin doğru teknikle ve sık sık emzirmesi, memelerin boşaltılması ve annenin kendine güvenmesidir. Meme ucunun herhangi bir madde ile silinmesi ya da temizlenmesi gereksizdir. Temizlemeye yönelik yapılan işlemler hem meme başı çatlağı oluşumuna hem de her annenin kendi memesinde oluşan ve bebeğinin koklayarak memeyi bulmasını sağlayan maddelerin ortadan kalkmasına neden olur. Bu nedenlerle en uygun işlem, emzirme sonrası bebeğin memeyi kendiliğinden bırakmasını beklemek, bebek bırakmıyorsa bebeği memeden yavaşça ayırmak ve ardından meme başına anne sütü sürmektir. Emzirilen bebeğe özellikle ilk dört hafta kesinlikle emzik ya da biberon verilmemelidir. Anne sütü ile beslenen bir bebeğe ilk altı ay su dahil anne sütünden başka hiçbir gıda verilmemelidir. Emziren anne bol bol istirahat etmeli, uyumalı, uyumasa bile bebeğini yanına alıp yatarak dinlenmelidir. Ilık su ile duş almak rahatlatıcıdır. Emzirme döneminde annetükettiği gıdalara dikkat etmelidir. Neyi yiyip neyi içeceği tamamen anneye bırakılmalıdır; süt yapan özel bir gıda yoktur. Süt yapan faktör doğru teknikle ve sık emzirmedir.
Lohusalık döneminde nelere dikkat etmek gerekir?
Günümüzde kadınlar gebelik, doğum ve lohusalıklarını son derece doğal süreçlermiş gibi geçirmektedirler. Oysa gebelik, doğum ve emzirme doğaüstü olaylardır. Bu nedenle de kadınlar hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmemelidirler. Yaklaşık kırk gün süren lohusalık döneminde, eskilerin yaptığı gibi anne dinlenmeli, yatmalı, uyumalı ve bebeğine bakmalıdır. Bu dönemdeyorulmaması ve tüm enerjisini bebeğine vermesi lazım. Ailenin diğer bireylerinin de anneye yardımcı olması gerekir. Lohusa çok hassastır; çabuk alınır, çabuk ağlar. Bu durum normal karşılanmalı, anneye destek olunmalı, cesaretlendirilmelidir. Lohusalıkta her on anneden sekizinde “annelik hüznü” denilen durum görülür. Duygularında sık sık değişiklik yaşar. Mutluyken bu durum sonsuza kadar böyle sürecekmiş gibi gelir, ancak birkaç dakika sonra anne üzüntülü ve endişeli bir ruh halinde olabilir. Bu duygusal dalgalanmalar son derece normaldir ve doğumdan birkaç hafta sonra geçer. Her on anneden birinde ise doğum sonrası depresyon denilen durum ortaya çıkar. Doğum sonrası depresyon ciddi bir durum olup tedavi gerektirir.
Çalışan anne nelere dikkat etmeli?
Öncelikle yasanın kendisine tanıdığı hakları iyi bilmeli. Ücretli doğum izni doğumdan önce ve sonra sekizer haftadır. Doktor raporu ile beklenen doğum tarihinden üç hafta öncesine kadar çalışabilir. On iki ay ücretsiz izin kullanma hakkı vardır. Doğum sonrası izni biter bitmez çalışmak isteyen annenin, bebeği bir yaşına gelene kadar günde bir buçuk saat süt izni kullanma hakkı bulunur. Çalışan anne bebeğinden ayrı kaldığı dönemde sütünü sağıp saklayabilir. Süt sağma işi elle, el pompası ya da elektrikli pompa ile yapılabilir. Çalışan anne geceleri bebeğini emzirmeyi ihmal etmemeli, gerekirse aynı odayı paylaşmalıdır.
Bebeğe hem anne sütü hem de mama vermek doğru mudur?
Anne sütü ile beslenme doğal beslenmedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi, ilk altı ay anne sütü ile beslenme yapılması, altıncı aydan sonra uygun ek gıdalara geçilerek emzirmenin en az iki yaşına kadar devam ettirilmesi yönündedir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin su dahil başka bir gıdaya ihtiyacı yoktur. Eğer çocuğunuzun doktoru tarafından hazır mama önerilmiyorsa, kesinlikle kullanmayın ve çocuğunuzu anne sütünden mahrum bırakmayın. Hazır mamalar sıklıkla inek sütünden elde edilir. Dolayısıyla anne sütü ile mukayese bile edilemez. Ne de olsa her canlının sütü kendi yavrusu içindir.
Alınıt : ebebek.com

6 Ocak 2012 Cuma

İzmir'den ilk anne sütü bankası


İzmir'de çocuklar için bir ilke imza atılıyor. Türkiye'de ilk defa İzmir'deki Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kurulacak Anne Sütü Bankası sayesinde prematüre ve yenidoğan bebekler artık mama yerine annelerinin veya gönüllü süt annelerinin vereceği süt ile beslenecek. Bankanın bir çok işlevi olacak. Prematüre ve Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi'nde yatan ancak anne sütü olmayan veya yetersiz kalan bebekler de bankadan alınacak sütle beslenecekler.


Gönüllü süt anneler ise hastaneye gelip anne sütü bulunmayan minik yavrular için sütünü bağışlayabilecek. Bankada pastörize edilecek bu süt, mama ile beslenen bebeklere şifa kaynağı olacak. Çocuk Hastanesi'nde tedavi gören annesi olmayan bebekler de gönüllü annelerin verdiği sütlerle sağlığına kavuşacaklar. Eğer, İzmir'de anneler uygulamaya yoğun ilgi gösterirse, eldeki fazla sütler diğer kamu hastanelerde aynı durumda olan bebekler için de kullanılacak.

ÖLÜM AZALACAK

Çocuk Hastanesi bünyesinde bankanın hastane karşısındaki poliklinik binasının en üst katına kuracaklarını belirten İzmir İl Sağlık Müdürü Opr. Dr. Mehmet Özkan, "Projeye çok kısa zamanda hayata geçireceğiz. Türkiye'nin ilk Anne Sütü Bankası'nı İzmir'de kuracağız" dedi.
Avrupa'da bir çok ülkede birden fazla bulunan Anne sütü bankacılığı sistemini Türkiye'de kurmak amacıyla İtalya'dan İzmir'e gelen ÇOcuk Hastanesi Yenidoğan Klinik Şefi Doç. Dr. Sertaç Arslanoğlu ise, "Anne sütü bu bebeklerimiz için yaşamsal önem taşıyor. Anne sütü enfeksiyon oranlarını ve buna bağlı olarak da bebek ölüm oranlarını azaltıyor" dedi.


İTALYAN SİSTEMİ

Avrupa'daki bir çok ülkede yıllardır var olan Anne Sütü Bankacılığı uygulaması Türkiye'de ilk defa İzmir'den başlatılacak. Avrupa Anne Sütü Bankaları Derneği Başkan Yardımcısı ve İtalyan Anne Sütü Bankaları Derneği Bilimsel Koordinatörlüğü görevlerini yürüten Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Sertaç Arslanoğlu, yaklaşık bir ay önce Sağlık Bakanlığı tarafından Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pramatüre ve Yenidoğan Yoğun Bakım Servisi Klinik Şefliği'ne atandı. Çocuk Hastanesi'nde asistanlık görevini tamamlandıktan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yenidoğan uzmanlığını alan Arslanoğlu, 2002 yılında yenidoğan ve yenidoğan beslenmesi konularında çalışmaları yapmak üzere İtalya'ya gitmişti. Avrupa'da bir çok ülkede Anne Sütü Bankacılığı konusunda da çalışmalar yapan Arslanoğlu, aynı sistemi şimdi yenidoğan öğretim üyeleri ile birlikte İzmir ve Ankara'da kurmayı planlıyor.

TAKLİT EDİLEMEZ

Anne sütünün benzersiz besinsel kompozisyonu, içerdiği hormonlar, enzimler, enfeksiyona karşı koruyucu maddeler, büyüme faktörleri ile yeni doğan bir bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişimi için eşi olmayan ve taklit edilemeyecek bir besin maddesi olduğunu belirten Doç. Dr. Sertaç Arslanoğlu ise, "Anne sütü ile beslenme, günümüzde, yeni doğan ve süt çocukluğu döneminde enfeksiyon ve enfeksiyona bağlı hastalık ve ölümleri azaltan en etkin yöntemdir. Özel besin ve destek gereksinimi olan prematüre bebekler için gönüllü anne sütü kullanımı yaşamsal bir öneme sahiptir. Anne sütü ile beslenme, prematüre bebekleri enfeksiyonlardan korumakla kalmayıp, uzun-donem zihinsel gelişimi iyileştirmekte ve kalp-damar sağlıklarını da olumlu etkilemektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı, uluslararası otoriteler tüm yeni doğan bebekler için olduğu gibi, prematüre bebekler için de ilk seçilecek besin maddesi olarak anne sütünü, anne sütünün olmadığı ya da yetmediği durumlarda ise gönüllü süt annelerinin sütünü önermektedirler" dedi.

"En yakın zamanda bankayı kuracağız"

Türkiye'de ilk defa Anne Sütü Bankası'nın İzmir'de kuracaklarını belirten İzmir İl Sağlık Müdürü Opr. Dr. Mehmet Özkan, bankayı en kısa zamanda Çocuk Hastanesi'ne bağlı poliklinik binasının en üst katında oluşturacaklarını açıkladı. Müjdeli haber hakkında Yeni Asır'a açıklamada bulunan Dr. Özkan, "Örneğin anne doğum yapıyor. Bebek ile anne kilometrelerce uzaklıktaki iki hastanede yatıyor. Böyle bir durumda anneden alınacak süt, pastörize edilip, bankada saklanacak. Süt gerektiğinde tedavi gören bebeğe verilecek" dedi.
Çocuk Hastanesi'nde şu an pramatüre bebeklerin hazır mamayla beslendiğini vurgulayan Dr. Özkan, şunları söyledi:
"Şimdi pramatüre bebeklerimiz, annelerinin veya gönülü süt annelerin sütleri ile beslenecek. Annesi olmayan bebeklerin sütlerini gönüllü süt anneler tarafından karşılanmasını planlıyoruz. Gönülü süt anneler, fazla sütlerini banka için verecekler. Sütler kuracağımız bankadaki cihazlar tarafından pastorize edilecek. Ve uygun koşullarda saklanacak. Annesi olmayan bebeklerin süt ihtiyacı da bankamızdan karşılanacak."


"Avrupa ülkelerinde yaygın bir uygulama"

Pramatüre beslenmesinde ana menünün anne sütü olduğunu vurgulayan Dr. Behçet Uz Çocuk Sağlığı ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Prof. Dr. Nurettin Ünal, "Prematüre bebeklerimizi ağızdan biberonla özel mamalarla besliyoruz. Aslında ideali anne sütü ile beslenmesidir. Anne Sütü Bankacılığı Avrupa ülkelerinde çok yaygın. Şimdiye kadar bu durumdaki bebeklerimize ağızdan besleneceği zaman mama veriyorduk. Şimdi o bebekler annelerinin veya gönüllü süt annelerinin sütleriyle beslenecekler. Bu proje pramatüre ve yenidoğan bebekleri için planlanıyor. Anne sütü bebeklerin bağışıklık sistemlerini kuvvetlendiriyor. Sertaç Arslanoğlu'nun hastanemize gelmesi büyük bir kazanç" diye konuştu. 
Alınıtı:Yeni Asır – Erkan Doğan

3 Aralık 2011 Cumartesi

Anne sütü nasıl artar?

Çift taraflı hastane tipi pompa karşımda duruyor. Birazdan kapı çalacak, gelecekler, alıp götürecekler. Hala sütüm var, gitmesine izin vermek zor geliyor. Pompayla aramdaki bir aşk-nefret ilişkisi, bir tür Stockholm sendromu...

Elim, birlikte başında saatler geçirdiğimiz Facebook'a gidiyor, parmaklarımdan bir veda mektubu dökülüyor.

"Sevgili Medela lactina electric plus...
Bir sene geçti… Seninle aramdaki aşk-nefret ilişkisine, artık burada bir nokta koymam gerekiyor. Seni geldiğin yere yollayacağım, hatta bazen duvara fırlatacağım günlerin hayalleriyle yaşadım. Ama şimdi gideceğin gün geldiğinde, gözümden yaşlar dökülüyor. Sen olmasan Lado'yu ben nasıl sütümle beslerdim. Çok sağol. Lado'ya artık sütümü veremeyeceğim fikri, kalbimi liğme liğme ediyor. Ama korkarım artık seninle günlük olağan buluşmalarımıza da tahammülüm kalmadı. Başka analara, bebelere de derman olasın. Sağlıcakla."

Türkiye'de süt veren anneler sahipsiz, danışacak kimse yok, destek olacak kimse yok. Çocuk doktorunuzun eli hemen mamaya gidiyor ve ne emzirme konusunda ne de emziren annenin psikolojisi konusunda pek de bir şey bilmiyorlar. Geriye eş dost kalıyor. Onlar da genelde mama firmalarının mümessili gibi davranıyor:

"Ay bilmem kimin çocuğu, sırf mamayla büyüdü şimdi sınıf birincisi.''
"Neden bu kadar kasıyorsun, bazı kadınların sütü olmuyor." 

Geriye tutunacak iki dal kalıyor; her annenin dostu internet ve bir şeye taktımı tam takan kişiliğiniz.
Yanlış anlamayın; internette bile Türkçe doğru düzgün kaynak yok. 'Gene ne varsa gavurda var.' diyerek; emzirme kaynakları taranıyor, uzmanlara mailler atılıyor. Sonunda artmaz denen süt, beş hafta içinde artıyor. Lado memeye ve anne sütüne kavuşuyor. 

SÜT ÜRETİMİYLE İLGİLİ BİR İKİ NOT

Süt üretimi ilk haftalarda hormonal, sonra mekanik bir hal alıyor:
Memelerin bir zekası var. Meme boşaldıkça, doluyor. Yani siz memeyi sık sık boşaltarak ona ''süt lazım, yetmiyor'' diyorsunuz. O da kolları sıvayıp, daha çok üretmeye başlıyor. Eğer dolu kalırsa, "demek bu kadar lazım değil" diyerek üretimi yavaşlatıyor. Anlayacağınız, bir arz talep meselesi...

Bütün süt arttırma teknikleri, yukarıdaki "memeyi boşaltma" prensibine dayanır:Süt yaptığı ya da kestiği kanıtlanmış herhangi bir besin yoktur.

Beslenmeyle ilgili dikkat edilmesi gereken tek şey; çok sıvı tüketmek ve normalde almanız gereken kaloriden bir miktar daha fazla kalori almaktır. Zira, kaloriyi ya da suyu kısarsanız; bu mekanizma önce annenin ihtiyaçlarını, sonra süt üretimini düşünür. Süt üretimine yetecek su ve kalori kalmaz. 

Pompadan çıkan süt ile çocuğun emerek aldığı süt miktarı arasında fark var:Pompalar bebeklerin emişini taklit ediyor, ama dedim ya, memeler zeki, yemiyor. Bebek, o memeden pompayla sağdığınızdan daha fazla süt çıkarıyor.

Memelerin sadece zekası değil hisleri de var. Emzirdiğinizde yaşadığınız çocuğunuzla o yakınlık hissi, süt üretimini coşturuyor: Siz bir istiyorsunuz, meme iki veriyor. Sizin gibi memeler de pompaya karşı aynı hisleri beslemiyor. 

Süt üretimi üçüncü ayda regüle oluyor: Yani ilk üç ay kontrolsüzce süt üreten meme, bebek üç aylık olunca 'yetecek kadar' süt üretmeye başlıyor. Fazla üretiyorsa, bu üretimi kısıyor.
Etrafımızdaki annelerin çoğu, üçüncü ayda mamaya başlıyor. Süt üretiminin azaldığını görünce, çocuğa yetmediğini düşünüyor. İlk aylardaki gibi memeler balon gibi şişmediği için, sütü bitti sanıyor. Memede yetecek kadar süt olması için, balon gibi şişmesi gerekmiyor. 

Regl olunca, süt üretimi hormonal olarak azalıyor:Ama regl dönemi bitince, eski halini alıyor.    
      
Yetecek kadar süt olması için memeden süt sızması gerekmiyor:Süt sızması, süt miktarından çok meme ucunun yapısıyla ilgili. 

Bebeklerde akşam huysuzluğu denen bir özellik var:Bazı bebeklere, akşam olunca afakanlar basıyor. Yine akşam olduğu için memeleriniz sabahki kadar süt dolu olmuyor. Bunlara etraftan gelen, bu çocuk aç yorumları eklenince, mamaya genelde akşam saatlerinde başlanıyor. Emzirme uzmanları uyarıyor; akşam huysuzluğu açlık değildir. 

Süt memelerden bir kaç farklı akışta gelebiliyor:Bu durum, özellikle pompayla sağarken anneleri yanıltabiliyor. Süt önce geliyor, sonra akış duruyor, bir kaç dakika sonra tekrar bir akış oluyor. Yani süt artık gelmiyor olsa bile, en az beş dakika daha sağmaya devam etmek gerekiyor. 

Memeden ilk gelen sütün su oranı, daha sonra gelen sütün yağ oranı yüksek oluyor:Sık sık az az emerse, bebek kilo almada bu nedenle sorun yaşayabiliyor, anneler sütü az zannediyor. Bir memeyi sonuna kadar emzirmek ya da sağmak gerekiyor.   

SÜT ARTTIRMA TEKNİKLERİ  

En iyi süt arttırma tekniği emzirmektir:
Sütünüz azsa; çocuğunuzu sık sık ve uzun uzun emzirin. Emzirmek için, memenizi dolu hissetmeyi beklemeyin. Hatta memenizin dolu olduğunu hissediyorsanız, emzirmekte/sağmakta geç kalmışsınız demektir. Ortalama iki günle bir hafta arasında sütünüz artacaktır.

Bebeği emzirdikten hemen sonra, 10 dakika kadar memelerinizi sağmak da "süt yetmiyor" mesajını vermek için iyi bir taktiktir:'Hemen sonra', kısmı bu uygulamada önemlidir. Geciktirirseniz, bebeğin acıkma ritmiyle memenin süt üretme ritmi arasındaki uyumu bozabilirsiniz. Böyle bir durumda, bebeğiniz acıktığında, kısa bir süre önce sağdığınız için henüz yeterince süt üretilmemiş olabilir.

Emzirme tatiline çıkın!  İngilizce, 'nursing vacation' denen bu taktik çok etkili. Emzirme tatiline şöyle çıkıyorsunuz; yanınıza bebeğin bakımına yardımcı olacak birini çağırıyorsunuz. Hep beraber eve kapanıyorsunuz. Uyumadığınız ya da bebeğe bakmadığını her fırsatta, ya bebeği emziriyor ya da memelerinizi sağıyorsunuz. İki üç gün boyunca, memelerinizi sağmak ve bebeği emzirmek dışında hiç bir şey yapmıyorsunuz. İki üç günün sonunda, memeleriniz acil süt çağrınızı alıyor.  

Bebek memeyi çeşitli nedenlerle reddedebilir:Yine de gece uyku sersemiyken, ya da sabah memeniz daha doluyken memeyi teklif etmeye devam edin. İstemese de en azından memenize yakın tutun. Memeleriniz açıkken kucağınıza alın. 

Sütünü arttırmak isteyen kadının en yakın arkadaşı pompadır:Pompanızın güçlü olması, pompa ucunun memenizin ucuna uygun büyüklükte olması ve pompanızın çift taraflı olması çok önemlidir.
Pompanızın gücü hem çıkacak süt miktarında  hem de memelere verilecek "sütü arttır" mesajında belirleyicidir.

Piyasada standart pompa uçları satılır. Halbuki her kadının meme ucunun büyüklüğü farklıdır: Hatta sağdıkça, meme ucunuzun büyüklü zamanla da değişir. Eğer meme ucunuza uygun olmayan bir pompa ucu kullanırsanız, süt miktarınız olumsuz etkilenir. Farklı boyutlarda pompa uçları mevcuttur. Eğer sağarken acı duyuyorsanız, memenizin ucu rahatça gidip gelemiyorsa, memenizin uç kısmından daha büyük bir kısmı pompanın içinde gidip geliyorsa, pompa ucunun boyutu yanlıştır. 

Pompanın çift taraflı olması, bana göre elzemdir:Zira sütünüzü arttırmaya çalıştığınız günlerde, hayatınız süt sağarak geçer. Neredeyse bebeğe bakacak vaktiniz kalmaz. Tek taraflı pompa demek, sağarak geçireceğiniz süresinin iki kat artması demektir ve sürdürülebilir bir durum değildir. Zamanla bezmenize ve sağma işini ihmal etmenize neden olur.

Popayı nasıl kullanacağınıza gelince... Eğer sadece sağarak süt veriyorsanız, normal şartlarda, pompayla bebeğin acıkma ritmi arasında bir uyum tutturmanız gerekiyor. Yani bebeğiniz genelde üç saatte bir acıkıyorsa ve günde yedi öğün kadar süt tüketiyorsa; üç saatte bir ve günde yedi kere süt sağmanız önemli. 

Power pump zamanı! Eğer sütünüz azsa, artıncaya kadar bebeğin acıkma ritminden çok daha fazla sağma işlemi yapmanız gerekir. Buna da power pump yani 'güç pompası' deniyor.
Power pump, zahmetli bir iş; belki gün içinde normal sağma ritminizi koruyup, vakit bulduğunuzda günde bir ya da iki kere power pump yapabilirsiniz. Power pump taktiği; belirli bir süre memeyi sağıp, belirli bir süre bekleyip, sonra tekrar sağma mantığına dayanıyor. Süreler değişebilir ama, örnek vermek gerekirse, şöyle bir uygulama; ilk sağmada on beş dakika sağ, daha sonra on dakika bekle beş dakika sağ, on dakika bekle, beş dakika sağ diye devam ediyor. Ne zamana kadar mı? Canınıza yetinceye kadar.   

Özellikle emzirme tatili ve power pump uygulamalarında memelerinizi yolda bırakmamaya dikkat edin:Süt üretmeleri için memelerinizin sağlıklı olması önemli. Onlara iyi bakın, havadar tutun ve acı/yara gibi bir durum olursa bu uygulamalara hemen ara verin.   

Tanrının annelere bir şakası olsa gerek... En çok anne sütü yapan şey, bir annenin arayıp da bulamadığı tek şey olan; uykudur:Sabah saatleri sütünüzün en çok olduğu saatlerdir, bunun nedeni bir kaç saat de olsa uyumuş ve dinlenmiş olmanızdır. Mümkün olan her fırsatta, uyuyamasanız bile dinlenin. 

Bazı memelerden ilk gelen süt çok tazyikli geliyor:Bu durum da bebeği rahatsız edebiliyor, memeyi reddetmeye başlayabiliyor. Durumun bu olduğunu tespit ederseniz, elinizle bir havluyla memedeki ilk sütü hafifçe sağın. Daha sonra bebeği memeye koyun  

Ve gelelim ilaç meselesine... Piyasada satılan bir mide ilacının etken maddesi, prolaktin hormonunu tetikliyor ve süt üretimini arttırıyor:Ben bir hafta kadar kullandım, tecrübeyle sabit. Kanada'da bu konuda yapılan araştırmalar da ilacın etken maddesinin anne sütünü arttırdığını ortaya koyuyor.  

ABD'de ve Kanada'da aynı etken maddeye sahip mide ilaçları, kadınlar tarafından bu amaçla kullanılıyor. Lakin FDA, (Amerika'da ilaçlardan sorumlu kuruluş) bu uygulamayı onaylamıyor. Neden derseniz, ilaç eser miktarda olsa da anne sütüne geçiyor ve bebekler üstündeki etkilerine yönelik bir araştırma yok. Gelin görün ki; aynı ilacın pediatrik boyu, reflüsü olan bebeklerde kullanılıyor ve  böyle bir durumda anne sütüne geçen miktardan çok daha yüksek miktarda ilaç bebeğin sistemine giriyor.

FDA'nın muhalefetine rağmen Amerikalı birçok doktor, yine de bu ilacın kısa bir süre kullanımını annelere öneriyor. Bitkisel ya da değil, ilaç kullanmadan önce muhakkak doktorunuza danışın, onun onayı yoksa kullanmayın. 

Bu ilacı kullanırsanız, sütünüz istediğiniz miktara geldikten sonra ilacı çok yavaş bırakmanız ve o dönemde daha çok sağıp emzirmeniz  gerekiyor. Günde 4 tablet kullanıyorsanız, çeyrek tablet azaltarak, azaltmalar arasında bekleyerek, bekli bir ayda bırakmanızda fayda var. Aniden bırakırsanız, sütünüz tekrar azalabilir.

Not: Dünyadaki en önemli ve kapsamlı emzirme ve anne sütü kitabı olan "Emzirme Sanatı/La Leche League" Türkçe olarak yayınlandı. Daha atılacak çok adım var, ama güzel bir başlangıç. 

Alıntı: Esra SERT /ntvmsnbc.com

14 Haziran 2011 Salı

Anne sütünü arttırmanın yolları

Hamilelik dönemi geçiren kadınlara zaman zaman çevreden, ‘sen iki canlısın iki kişilik ye’ gibi telkinler gelebiliyor.
Obezite ve metabolizma uzmanı Dr. Ayça Kaya, doğumdan sonra ise süt artırma kaygısıyla lohusa şerbetleri, helvalar gibi yüksek kalorili besinlerin tüketildiğini, bu tarz beslenme alışkanlığının da fazla kiloları beraberinde getirdiğini söylüyor. Bu durumla başa çıkmanın mümkün olduğunu belirten Dr. Kaya, annelere sütlerini artırırken, kilo vermelerine de yardımcı olacak 10 ipucu veriyor. 

Eğer hamile kalmayı planlıyorsanız veya lohusalık döneminde iseniz işte size kilo almadan süt artırmanın yolları: 

 1) Gebelikten sonra otoimmun tiroid hastalıklarının ortaya çıkmasında artış olur. Eğer lohusalık depresyonunuz var ise ve kilo artışı yaşıyorsanız, öncelikle bir iç hastalıkları uzmanına muayene olmanızda fayda var. Hem tiroid, hem şeker hem de genel metabolizmanızın değerlendirilmesi iyi olur. 

2) Toplumda şekerli yiyeceklerin ve içeceklerin anne sütünü artırdığı ile ilgili yanlış bir inanış vardır. Bu tür yiyecekler sütü artırmaz. O nedenle loğusa şerbetleri, hazır meyve suları, şeker eklenerek yapılmış kompostolar, helvalar, tatlılar ve çikolatalardan uzak durun. 

3) Sütü artıran en önemli madde sudur. Ne kadar çok su içerseniz o kadar çok sütünüz olur. Özellikle her yemekte 2 bardak su için. Yediğiniz her meyveden sonra su için. Ortalama 10-12 bardak su içmeye özen gösterin. 

4) Su oranı yüksek olan sebze ve meyveler çok süt yapar. Her yemeğinizin yanında bolca yeşil salata yiyin. O nedenle salatayı baş tacı yapın. Ancak içine yağ, mayonez ve salata sosu koymayın. Nar ekşisi, limon, sirke ve 1 tatlı kaşığını geçmeyecek şekilde yağ ekleyebilirsiniz. Su oranı yüksek olan ıspanak, pazı, karalahana, yeşil fasulye gibi sebze yemeklerine sofranızda daha çok yer açın. Bu sebzeleri pişirirken kıymalı veya yumurtalı olarak hazırlamak besin kalitesini yükseltir. Ama eğer kıymalı yemek sevmiyorsanız yanında ayrıca köfte olarak hazırlayabilirsiniz. 

5) Taze sıkılmış meyve suyu, ayran, maden suyu ve şekersiz bitki çaylarını içecek olarak tercih etmekte fayda var. 

6) Yağlı yiyeceklere karşı dikkatli olun. Kızartmalar, pastane ürünleri, kurabiyeler, kıymadan yapılan etler, cipsler, çerezler, kremalı yiyecekler kalori oranları yüksek yiyeceklerdir. Küçük miktarda yenildiğinde çok fazla kilo yapabilir. 

GECE BİR LOKMA, GÜNDÜZ 10 LOKMAYA BEDEL


7)
Süt veren annenin gece kalkmaları nerede ise bir rutindir. Emzirmek ayrıca enerji ihtiyacını artırır. Ancak geceleri kalktığınızda karnınız zil çalsa bile sakın ağzınıza bir lokma koymayın. Çünkü gece insan vücudu depolamaya daha eğilimlidir. Gece yediğiniz bir lokma gündüz yediğiniz 10 lokmaya bedeldir. Çok acıkırsanız sadece 1 bardak su için ve sabah güzel bir kahvaltı yapacağınızı hayal edin. 

8) Emziklilik dönemi kilo vermek için bulunmaz bir fırsattır aslında. Çünkü insan vücudu süt yapmak için bir enerji harcar. Harcanan bu enerji özellikle ilk 2 ayda çok fazladır. Neredeyse günde 2 saatlik spor yapmaya bedeldir. O nedenle doğru yiyecek tercih yapmayı bilirseniz biraz da hareketinizi artırırsanız haftada 1- 1,5 kilo kaybedebilirsiniz. 

9) İşte size sütünüzü artıracak, bebeğinizin gazını alacak bir tarif: 1 yemek kaşığı rezene, 1 yemek kaşığı ıhlamur, 1 yemek kaşığı papatya, 1 tatlı kaşığı tane kimyon ve 1 tatlı kaşığı anason. Porselen bir demliğe bu ölçülerde bitkileri koyun ve üzerine 2 fincan kaynar su ekleyin. Demliğinizin üzerine bir havlu ile kapatın. Yemeklerden hemen sonra bu çayı içtiğinizde bebeğinizin gazı daha az olur. Sizin de sütünüz daha bol olur. 

TUZLU GIDALARDAN UZAK DURUN

10)
Tuzlu yiyecekler, her ne kadar su ihtiyacını artırarak su içmeyi teşvik etse de vücuda bazı zararlar verebilir. Turşu, salamura yapılmış yiyecekler, tuzlu çerezler, şarküteri ürünleri, hazır soslar, tuzlu peynirler ve zeytinler gizli tuz oranı yüksek besinlerdir. Bu besinler eğer çok tüketilirse tuz vücuttan atılırken kemikten kalsiyum çekeceği için kemik erimesi yapabilir. Özellikle gebelik ve lohusalıkta kalsiyum ihtiyacı artar. Eğer fazla tuzlu yenirse bu durum kişinin ayrıca kalsiyum ihtiyacını artırarak kemik erimesini tetikleyebilir. O nedenle tuz oranı yüksek besinlerden kaçınmakta fayda var.

Alıntı: ntvmsnbc.com