yabancı doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yabancı doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2013 Perşembe

Yabancı Doktora Çağrı: Gel , Türkçe'yi Sonra Öğrenirsin...


Sağlık Bakanlığı'nın 2012 yılında getirdiği düzenleme ile Türkiye'de özel hastanelerde çalışacak yabancı uyruklu hemşireler veya doktorlardan Türkçe bilme zorunluluğu getirilmişti. Başvuruda bulunan yabancı sağlık çalışanlarından dil sınavında B düzeyinde başarılı olmaları isteniyordu. Özel hastaneler Türkçe dil sınavında başarı şartı nedeniyle yabancı doktorların yeterli başvuruda bulunmadığı gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı'na başvurdu. Hastanelerin görüşlerini dikkate alan bakanlık bu konuda
esneklik getirdi.

Türkiye’de çalışmak için başvuran yabancı doktor ve hemşirelerde ilk etapta sadece Türkçe bilmeleri istenecek. Bu kişilerden dil sınavı başarı belgesini 1 yıl süre içinde temin etmeleri istenecek. Bir yıl içinde Türkçe dil sınavında başarı olanlar çalışmaya devam edecek.

Sağlık Bakanlığı, 'Yabancı Sağlık Meslek Mensuplarının Türkiye’de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ Resmi Gazete'de yayımlandı. 22 Şubat 2012’de çıkarılan ilk yönetmelikte Türkiye'de özel sağlık kuruluşlarında yabancı hekimlerin çalışabilmesi için diploma ve/veya uzmanlık belgelerinin denkliği, ilgili merci tarafından onaylanması ve bakanlıkça tescil edilmesi; Türkçe Dil Sınavı'nda Avrupa Dil Portfolyosu kriterlerine göre (B) veya üzeri seviyede başarılı olmaları gerekiyordu. Yönetmelikte yapılan değişiklikle birlikte yabancı doktorların Türkçe Sınavı'ndan B veya üzeri seviyede başarılı olma kriterinde düzenleme yapıldı.

Maddede yapılan değişiklikle; yabancı doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarının görev yapabilmesi için ilk etapta Türkçe bilmesi yeterli. İlk etapta yabancı sağlık çalışanları ilgili merci tarafından diploma ve/veya uzmanlık belgelerinin denkliğinin kabul edildiğini gösterir belgeyi kurumlara sunacak. Bu kişilerden istenen üniversitelerin Türkçe öğretimi uygulama ve araştırma merkezleri tarafından yapılan Türkçe Dil Sınavı'nda Avrupa Dil Portfolyosu kriterlerine göre (B) veya üzeri seviyede başarılı olduğuna dair belge başvuru tarihinden itibaren en geç bir yıl içerisinde temin edilebilecek. Bu süre sonunda belge ibraz edilmemiş ise İl Sağlık Müdürlüğü personel çalışma belgesi iptal edecek. Türkçe eğitim veren öğretim kurumlarından mezun olanlardan bu belge istenmeyecek. Türkiye'de ilk defa meslek icra edecekler, geldikleri ülkenin yetkili makamlarından alacakları ve kanunen mesleğini yapmaya engel halinin bulunmadığını gösterir belgeyi başvuru tarihinden önceki bir yıl içerisinde Türkiye’deki öğretim kurumlarından mezun olanlardan istenmeyecek. Ayrıca bu belge başvuru tarihi itibarıyla beş yıldır Türkiye’de kesintisiz ikamet ettiğini belgeleyenler ve ülkelerindeki olağanüstü hal nedeniyle Türkiye’ye sığınmış olanlardan istenmeyecek.

SURİYELİ SAĞLIK ÇALIŞANLARINDAN MESLEĞİNİ İCRAYA YETKİYİ OLDUĞUNA DAİR BELGE İSTENECEK


Yönetmelikte ayrıca 'Suriye uyruklu sağlık meslek mensuplarının muafiyet durumu'nda da düzenleme yapıldı. Suriye'de yaşanan olaylar sebebiyle Türkiye'de geçici koruma altına alınanlar için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından kurulan barınma merkezlerinde çalışmak isteyen Suriye uyruklu sağlık meslek mensupları, sadece mesleğini icraya yetkili olduğuna dair belge ibraz edecek. Daha önce bu kişilerden istenen diploma ve/veya uzmanlık belgelerinin denkliği onaylanmış ve bakanlıkça tescilleri yapılması, mesleğini icra etmesine kanunen engel hali bulunmaması, üniversitelerin Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezleri tarafından yapılan Türkçe Dil Sınavı'nda Avrupa Dil Portfolyosu kriterlerine göre (B) veya üzeri seviyede başarılı olması ve hekimler için zorunlu mesleki malî sorumluluk sigortası yaptırma gibi kriterler artık istenmeyecek. Bu kişilerden Türkiye’de çalışma ve ikâmet izni almış olması istenecek.

"DÜZENLEMEYİ BİZ TALEP ETMİŞTİK OLUMLU SONUÇLARI KISA SÜREDE GÖRÜLECEK"

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Başkanı Reşat Bahat, düzenlemenin olumlu olduğunu kaydetti. Eski düzenlemede ABD, Fransa ve İngiltere’den doktor getirileceği zaman önce Türkçe öğrenmeleri istendiğini belirten Bahat, "Bu pek mümkün değildi ve pratikte bir faydası olmuyordu. Ama yabancı doktorlar ve sağlık çalışanları Türkiye’ye gelip iyi çalışma imkanları ve güzel hastaneler, teknolojik alt yapı ve ülkesinde kazandığı paranın daha fazlasını kazanabileceğini gördüğü zaman burada zaten Türkçe öğrenerek kalmak istiyor ve onun içinde emek harcıyor." diye konuştu. Yabancı doktorların özel hastanelerde çalışacağı ve hastalarını memnun etmeleri gerektiğini belirten Bahat, "Hastalarda anlaşamayan bir doktorun şansı olamayacağı için Türkçe öğrenecek. Bu nedenle düzenlemenin olumlu olduğunu düşünüyorum. Sayın Bakanımızdan böyle bir düzenleme talep etmiştik. Bu değişikliğin yapıldığı için çok teşekkür ediyoruz." dedi.

Tıp fakültelerinin bu hızla gitmeleri ile birlikte 2023 yılında sağlıkta personel ihtiyacını karşılayabileceğini belirten Bahat şunları söyledi; “ancak biz 2013 yılındayız. Hekimlerimiz yoruldu. 250 bin doktora ihtiyacımız var. 125 bin doktor sayımız var ama 106 bini aktif. Bunları son 10 yıldır 2-3 katı çalıştırıyoruz. Hepsi gerildi yoruldu. Bunları rahatlatmak lazım. Hekim bulmakta zorlanıyoruz. Vatandaşların talebi de çok ciddi. Bu talebi karşılamak için hekime ihtiyacımız var."

Alıntı: Bugün

22 Şubat 2012 Çarşamba

Yabancı doktora giriş serbest...

Yabancı sağlık meslek mensuplarının Türkiye'de özel sağlık kuruluşlarında çalışma usul ve esaslarına dair yönetmelik, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Yönetmelik, diş hekimi, eczacı, ebe ve hasta bakıcılar hariç özel sağlık kuruluşlarında çalışacak tüm yabancı sağlık meslek mensuplarını kapsıyor. 

Türkiye'deki sağlık örgütlerinin ağırlıklı olarak tepkili olduğu düzenlemenin açıklanan yönetmeliğine göre, yabancı hekimler için gereken koşullar şöyle: 

— Diploma ve/veya uzmanlık belgelerinin denkliğinin onaylanmış ve Bakanlıkça tescillerinin yapılmış olması.
— Mesleğini icra etmesine kanunen engel hali bulunmaması.
— Üniversitelerin Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezleri tarafından yapılan Türkçe dil sınavında Avrupa Dil Portfolyosu kriterlerine göre (B) veya üzeri seviyede başarılı olunması.
— İlgili mevzuata göre Türkiye'de çalışma ve ikamet izni alınması.
— Hekimler için zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası.

Alınıt : ntvmsnbc.com

6 Ocak 2012 Cuma

Yabancı doktorlar sahne alıyor...

Türkiye’de geçtiğimiz Kasım ayında Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren “Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’’ ile, yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye’de çalışabilmenin kapıları açıldı. Buna göre yurt dışından gelecek hekim ve hemşirelerde, denklik belgesi ve Türkçe yeterlilik şartı aranacak. Ancak haftalardır süren bu “ithal hekim” tartışmaları arasında, bu kanundan en çok yararalanması öngörülen kesim gölgede kaldı. 6 yıl Türkiye’de tıp fakültesi okuyan, ihtisası için yine Türk hastanelerinde 5 yıl asistanlık yapan ve Türkiye genelinde sayıları 2 bini bulan yabancı uyruklu doktor adayları, daha sonra uzmanlık alsalar bile Türkiye’de çalışma imkanı bulamıyor veya kaçak olarak bazı özel hastanelerde istihdam ediliyordu. Bazıları burada evlenerek Türkiye vatandaşı olup ülkemizde çalışma imkanı bulabilirken, Türk öğrencilerle aynı eğitimi alan, ancak mezuniyet sonrası 5 yıllık asistanlıkları boyunca “misafir öğrenci” statüsünde oldukları için, genellikle hiç maaş alamadan çalışan bu hekim adayları, artık mezun olduktan sonra isterlerse pratisyen hekim olarak isterlerse uzmanlıklarını alıp özel hastanelerde çalışabilecek. Türkiye’de okudukları için denklik belgesi ya da Türkçe yeterlilik şartlarından da muaf tutulacak.   

Türkiye’de bir yıl kaçak çalışmıştım

Şişli Etfal Hastanesi Çocuk Cerrahi Kliniği’nden Filistin Asıllı Dr. Husam Bahroom ile 70. Yıl Fizik Tedavi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden İran asıllı Dr. Mehdi Cabiri, onlardan sadece ikisi. Dr. Mehdi Cabiri, 1977’de Türkiye’ye geldiğini ve Çapa Tıp Fakültesi mezunu olduğunu anlatarak “4 yıldır Türkiye’de yaşıyorum.  Evlendim, eşim de Türk olduğu için vatandaş oldum zaten. Ama ilk zamanlar çok sıkıntı yaşadım. Okulu bitirdiğimizde yasal olarak Türkiye’de çalışma imkanımız yoktu. Mezun olduktan sonra bir yıl kaçak çalışmıştım” diyor. 30 yaşındaki Dr. Husam Bahroom ise “1999’da Türkiye’ye geldim. Bu kanunla özel hastanelerde kadro imkanımız olacak. Örneğin ben şu an 500 lira brüt maaş alıyorum, o da devlet kadrosundan değil. Bağışlar ya da burslar aracılığıyla, hastane yönetimi veya klinik şeflerimizin çabasıyla bu paraları alabiliyoruz” diye konuşuyor.

Alıntı: Star Gazetesi-Özlem YURTÇU

3 Aralık 2011 Cumartesi

Yabancı doktorlar gelmeye başladı

ÜSTELİK BAKANLIĞIN SAYFASINDA SAĞ ÜST KÖŞEDE HALA ATATÜRK RESMİ VE ''BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ'' YAZARKEN....

Dün Hürriyet Gazetesi Sağlık İlanlarında yayınlanan ilan belki de bir dönemin başlangıcıydı.
Evet bu ilan ''yabancı doktor aranıyor '' ilanıydı
Bir söz var :''Yaşa yaşa gör temaşa''
Bu güzel ülkemiz daha neler görecek.
Biz bu ilanı aradık
Sorduk Rus vya Azeri fark eder mi diye
Santraldeki görevli Başhekimin çıktığını ve tekrar aramamız gerktiğini söyledi
Özel hastaneler için ''ucuz''işgücü dönemi başlamış oldu
Daha ne yorum yapalım
İşte bahsettiğimiz ilan :

ÖZEL AKDENİZ HASTANESİ

MANAVGAT'ta çalışacak; sağlık bakanlığı tarafından belirlenen şartlara haiz ve çalışma izni olan Yabancı uyruklu doktor aranmaktadır. info@akdenizhospital.com 0.242.746 00 13

Alıntı:doktoraktuel.com


03.12.2011 TARİHLİ ZAMAN GAZETESİ'NDEN ALINTI :

Tarihinin en büyük krizini yaşayan Yunanistan'daki doktor ve hemşireler de Türkiye'de çalışmak için sıraya girdi. AKkariyer Genel Müdürü Aslı Akkor, kendilerine şu ana kadar 2 bin 500 yabancıdan başvuru geldiğini, bunun 500'ünün Yunanistan ile Balkan ülkelerinden olduğunu söyledi. Akkor, "Hemşire ve doktorları Türkiye'ye getirmek için oranın resmî makamları ile görüşmeler yapıyoruz." dedi. Akkor, Yunanlılardan sonra başvurularda İran, Azerbaycan ve Orta Asya ülkelerinin ön sırada yer aldığı bilgisini verdi.

Önümüzdeki hafta Yunanistan'a gideceklerini belirten Akkor, "Burada doktor ve hemşire dernekleri ve istihdam şirketleri ile görüşeceğiz. Yunanistan'dan özellikle çok sayıda hemşire Türkiye'de çalışmak istiyor." dedi. Akkor, bu kişilerin mutlaka doğru kanallarla Türkiye'ye getirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bazı kötü niyetli kişilerin Türkiye'ye turist vizesiyle gelen kişilere çalışma izni alıp, çalıştırabileceğini hatırlattı. Ayrıca kendi ülkesinde hasta ya da çocuk bakıcısı olan kişilerin 'hemşire' olarak, veteriner ve sağlık personelinin de 'hekim' diye Türkiye'ye gelme tehlikesi oluşabileceğini söyledi.

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Sekreteri Cevat Şengül, yabancı hekim ve hemşirelerle ilgili mevzuat hazırlığının devam ettiğini ve ithal sağlık personelinin 2012 itibarıyla Türkiye'de çalışmaya başlayacağını söyledi. Şengül, hastanelere bu dönemde 'şu kadar hemşire şu kadar doktor getiririm' diye maillerin geldiğini hatırlatarak, hastanelerin dikkatli olmalarını istedi.

Şengül, yeni düzenlemenin Tür-kiye'de okuyan ve uzmanlık eğitimi gören 3 bin hekime de resmî çalışma izni anlamı taşıdığını belirtti. Doktorların yanı sıra dışarıdan gelecek hemşirelerle özel sağlık sektörünün personel açığının bir nebze de olsa rahatlayacağını kaydetti. "Bu kişiler bizimle sözleşme imzalayacak. Kadro işgal etmeyecek. İsteğimiz, bu doktorların yaptığı hizmetin de sigortanın ödeme kapsamında olmasıdır." dedi. Düzenlemeyle Türkiye'de 5-6 bin yabancı hekimin çalışması düşünülüyor. Hemşirelerde ise sınır yok. Orta ve uzun vadede 200 bin hekim ve hemşireye ihtiyaç var. Çıkan yasanın altyapısını düzenlemek için Sağlık, Çalışma ve İçişleri bakanlıkları ile YÖK bir çalışma yürütüyor.

7 Kasım 2011 Pazartesi

Akdağ:Yabancı doktor özel hastanelerde çalışacak


 
Akdağ, Erzurum Bölge Eğitim Hastanesini ziyaret ederek, sağlık personelinin ve depremde yaralananların bayramını kutladı.

Daha sonra, Ak Parti İl Başkanlığında yapılan bayramlaşma törenine katılan Akdağ, buradadan sonra geçtiği Özel Şifa Hastanesi'nde sağlık personeli, hastane çalışanları ve hastalarla bayramlaştı.
Akdağ, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, yurt dışından Türkiye'ye gelecek doktor ve hemşirelerin özel hastanelerde istihdam edileceğini söyledi.

Yurt dışından Türkiye'ye gelen hasta sayısının arttığına dikkati çeken Akdağ, “Yurt dışından Türkiye'ye gelen hasta sayısı 100 binlerle ifade ediliyor. Türkiye'de sağlık hizmetleri ekonomik ve kaliteli olduğu için tercih ediliyor. Bu durumda doktor ve hemşire açığını gidermek için yurt dışından gelen hekimlerden yararlanacağız. Yurt dışından gelecek olan sağlık personeli devlet hastanelerinde çalışamayacakları için özel hastanelerde istihdam edilecektir” ifadelerini kullandı.

Yeni teşkilat yasasının hayata geçeceğini belirten Akdağ, “Bu konuda yoğun bir çalışma var. Tam gün yasası çıktığında 'Üniversite hastanelerinde araştırma sayısı' düşecek gibi bir iddia var. Bu yanlış bir değerlendirme. Öğretim üyesinin kısmi muayyene sistemi vatandaşla hocayı karşı karşıya getiriyor. Vatandaşla hocayı herhangi bir şekilde karşı karşıya getiren uygulama ortadan kaldırılacaktır. Tam gün modeli geliştirilerek devam edecektir. Bütün hastaneler en adil şekilde hesap verebilecek, şeffaflık artacaktır” dedi.

Alıntı: hurriyet.com.tr

KHK hakkında bir başka yorum

Sağlık Bakanlığınca uzlaşmaya davet edilen tarafların bunu kabul etmesi halinde, üzerinde anlaştıkları bir hukukçu uzlaştırıcı marifetiyle süreç başlayacak.

Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, sağlık alanında birçok yeni düzenleme içeriyor.

Yeni düzenlemeyle getirilen ''uzlaşma prosedürü'', sağlık uygulamalarından dolayı zarar gördüğünü iddia edenlerin tazminat istemlerinin mahkemeye gidilmeden çözümlenmesini öngörüyor.

Sağlık mesleklerinin uygulanmasından dolayı zarara uğradığını iddia edenlerin dava açma süresi içerisindeki maddi ve manevi tazminat başvuruları, Sağlık Bakanlığı tarafından uzlaşma yoluyla çözüme kavuşturulabilecek.

Getirilen yeni uygulamayla tazminat talebinde bulunanla zarar verdiği iddia edilen meslek mensubu ve varsa mesleki mali sorumluluk sigortasını yapan sigorta şirketinin temsilcisi Bakanlık tarafından uzlaşmaya davet edilecek.

Tarafların uzlaşma yolunu kabul etmeleri halinde, üzerinde anlaştıkları bir hukukçu uzlaştırıcı marifetiyle uzlaşma süreci başlatılacak.

Uzlaşma en fazla 3 ayda sonuçlandırılacak. Bu süre bilirkişi görüşleri alınamadığı hallerde tarafların kabulüyle 6 aya kadar uzatılabilecek. Uzlaşma müracaatı, dava açma süresini durduracak.

Uzlaşma sağlanamaması halinde taraflarca tanzim edilecek tutanak veya bakanlık tarafından taraflara tebliğ edilecek belgenin tebliğiyle dava açma süresi yeniden başlayacak.

-Sağlık Meslekleri Kurulu-

Sağlık mesleklerinde eğitim müfredatı, mesleki alan ve dal belirlemesi gibi mesleki düzenlemelerde ve istihdam planlamalarında görüş bildirmek, mesleki yeterlilik değerlendirmesi yapmak, mesleki müeyyide uygulamak, etik ilkeleri belirlemek ve uyumu denetlemek üzere Sağlık Meslekleri Kurulu teşkil edildi.

Kurul, sağlık mesleklerinin etik ilkelerini belirleyecek, sağlık engeli sebebiyle mesleğin icrasının yasaklanması, meslekten geçici veya sürekli men kararı verebilecek.

Mesleki yetersizliğe ilişkin ihbar ve şikayetler Kurulca doğrudan değerlendirmeye alınmayacak.

Bu ihbar ve şikayetler öncelikle denetim görevlileri veya il ve ilçe sağlık müdürlüklerince incelenecek.

İnceleme neticesinde, mesleki yeterlilik değerlendirmesi yapılması veya müeyyide uygulanması gerektiği tespit edilirse kanaat raporunu içeren inceleme dosyası Kurula gönderilecek.

Şikayet edilen fiille ilgili adli kovuşturma yapılmışsa verilen kararlar da Kurula intikal ettirilecek.

İdari inceleme veya varsa adli kovuşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek genel hükümler saklı kalmak üzere kurulca bazı müeyyideler uygulanmasına hükmedilebilecek.

Buna göre, mesleğinde yetersizliği tespit edilenlerle dikkatsiz ve özensiz davranışla ölüme veya vücut fonksiyon kaybına sebep olanların, yetersiz görüldükleri alanda mesleki yeterlilik eğitimine tabi tutulmalarına karar verilebilecek.

Yeterlilik eğitimine tabi tutulanlar, eğitim sonunda kurulun belirleyeceği teorik ve/veya uygulamalı sınava tabi tutulacak.

Bu sınavda başarılı olanlar mesleğini icraya devam edecek, başarısız olanlarsa meslek icrasından men edilecek.

Meslekten men edilenler, durumlarına göre kurulca belirlenen eğitime devam ettirilerek veya eğitime tabi tutulmadan yapılacak müteakip sınavlarda başarı gösterdiği takdirde meslek icra etme hakkını yeniden kazanabilecek.
Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranışı sebebiyle ikiden fazla yazılı ikaz edilen veya ilgili mevzuata göre disiplin cezası uygulanan sağlık meslek mensubu, eğitim programına tabi tutulacak.

Meslek icrası esnasında neticesini öngörerek veya görevinin gereklerine aykırı hareket ederek veyahut görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek bir kişinin ağır derecede olmayan özürlülüğüne sebebiyet verenler, 3 aydan 1 yıla kadar meslekten geçici men edilebilecek.

Mesleğini yaparken neticesini öngörerek veya görevinin gereklerine aykırı hareket ederek veyahut görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek bir kişinin ağır özürlülüğüne veya ölümüne sebebiyet verenler, 1 yıldan 3 yıla kadar meslekten geçici olarak men edilebilecek. Bu fiillerin 5 yıl içinde tekrarı halinde meslekten sürekli men kararı verilecek.

Mesleğini icra etmesine mani ve iyileşmesi mümkün olmayan akli, ruhi ve bedeni hastalığı ortaya konulan sağlık meslek mensupları, kurul kararıyla mesleğini icradan yasaklanabilecek.

Meslekten sürekli men edilen devlet memurları, istekleri halinde, mesleğiyle ilişkisi bulunmayan durumlarına uygun başka bir kadroya atanabilecek. Aksi halde görevleri sona erecek.

Meslekten sürekli men edilmesine karar verilen sözleşmeli personelin sözleşmeleri de sona ermiş olacak.

-Sağlık Serbest Bölgeleri-

Ülkenin sağlık alanında bölgesel bir cazibe merkezi haline getirilmesi, yabancı sermaye ve yüksek tıbbi teknoloji girişinin hızlandırılması amacıyla Sağlık Serbest Bölgeleri kurulabilecek.

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu hükümleri çerçevesinde, sağlık serbest bölgelerinin kurulması ve yönetilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlar Kurulunca belirlenecek.

Serbest bölgelerde faaliyet gösteren sağlık kurum ve kuruluşlarının aylık gayrisafi hasılatının binde beşini geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca belirlenecek oran üzerinden hesaplanacak tutar, 3218 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde ilgili serbest bölge idaresi tarafından işletmecilerinden tahsil edilerek, izleyen ayın yirmisine kadar Ekonomi Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesaplarına aktarılacak ve genel bütçeye gelir kaydedilecek.

-Yurt dışı sağlık hizmet birimleri-

Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları, insani ve teknik yardım amacıyla yurt dışında geçici sağlık hizmet birimleri kurup işletebilecek.

Bu amaçla ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, finans ve yardım kuruluşlarıyla iş birliği ve ortak çalışma yapabilecek, insan ve mali kaynaklarıyla destek sağlayabilecek.

Bu amaçla görevlendirilen personelin yurt dışındaki görevleri devlet hizmeti yükümlülüğünden sayılacak.

Hizmet alımı veya kamu özel ortaklığı modeliyle özel sektör tarafından işletilen sağlık hizmet birimlerinde ve bölümlerinde çalıştırılacak bakanlık personeli, 5 yılı geçmemek üzere çalıştıkları sürede aylıksız izinli sayılacak.

-Gönüllü sağlık hizmeti ve sağlık gözlemciliği-

Sağlık hizmeti sunmaya yetkili gerçek ve tüzel kişilerce sosyal dayanışma ve yardımlaşma amacıyla gönüllü ve ücretsiz sağlık hizmeti verilebilecek.

Bu hizmeti yürüteceklere bakanlıkça izin verilecek. İzin talebinde bulunanlara gerekli değerlendirmeler yapıldıktan sonra sağlık gönüllüsü yetki belgesi düzenlenecek.

Sağlık gönüllüsü gerçek kişiler, hastanelerdeki hizmetlerini hastane yetkilisinin belirlediği şartlarda verebilecek. Bu hizmet, hastanelerin doğrudan sağlık hizmeti olmayan hasta karşılama ve bilgilendirme, refakat, kişisel bakım ve sosyal ihtiyaçların karşılanması gibi destek hizmeti şeklinde de verilebilecek. Bu işleri yapacak sağlık gönüllüsü için sağlık meslek mensubu olma mecburiyeti aranmayacak.

Bakanlık, sağlık kurum ve kuruluşlarında hizmetin geliştirilmesi amacıyla hizmetten faydalananların gönüllülük esasına göre yapacakları gözlemlerini değerlendirmek üzere gerekli düzenlemeler yapacak.

-Yayın zorunluluğu-

Sağlık Bakanlığı, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesiyle teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin daha verimli kullanılabilmesi için uyarıcı, bilgilendirici ve eğitici mahiyette programlar hazırlayacak.

Bu programlar Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu ile ulusal, bölgesel ve yerel yayın yapan özel televizyon kuruluşları ve radyolara gönderilecek. Her bir yayın kuruluşu tarafından söz konusu programlar ayda doksan dakikadan az olmamak üzere 08.00-22.00 saatleri arasında yayınlanacak.

Bu yayınların asgari otuz dakikası 17.00-22.00 saatleri arasında yapılacak. Belirlenen saatler dışında yapılan yayınlar, aylık doksan dakikalık süreye dahil edilmeyecek. Bu yayınların ve sürelerinin denetimi Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca yapılacak.

''Sağlıkta şiddete sıfır tolerans'' kampanyası başlatan Sağlık Bakanlığı, şiddete uğrayan sağlık çalışanlarına isterlerse hukuki yardım yapacak.

Sağlık Bakanlığı ayrıca, kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarındaki sağlık personeline görev yaptığı kuruluşun bulunduğu yerde ikamet etme mecburiyeti getirebilecek.

-Kamu Hastane birlikleri-

Bir yıl içinde Sağlık Bakanı'nın onayıyla Kamu Hastane Birlikleri oluşturulacak.
Birlik teşkiline ilişkin onayın alındığı tarihte ilgili birlik kapsamındaki sağlık kurumlarında bulunan baştabip, baştabip yardımcısı, hastane müdürü, hastane müdür yardımcısı ve başhemşire kadrolarında bulunanların bu görevleri sona erecek.
Görevleri sona eren personelden hastane müdür ve müdür yardımcıları kurumun taşra teşkilatı kadrolarına halen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılacak.

Bunlar durumlarına göre bakanlıkta ve bağlı kuruluşlarında uygun görülen işlerde çalıştırılabilecek.
Klinik şefi ve şef yardımcılarının görevleri de bugün itibariyle sona erdi. Bu kişiler eğitim görevlisi kadrolarına kazanılmış hak aylık dereceleriyle atanmış sayıldı.

Sağlık Bakanlığında 657 sayılı Kanunun 86'ncı maddesine göre vekil ebe ve hemşire olarak en az bir yıldan beri çalışan ve genel şartları taşıyanlar, otuz gün içinde yazılı olarak başvurdukları takdirde, 657 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında vizelenecek ebe ve hemşire unvanlı sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilecek.

-Yeni dönemin getirdikleri-

Sağlık Bakanlığından alınan bilgiye göre, yeni düzenlemeyle bakanlığın görev ve sorumlulukları politika oluşturma, temel kuralları belirleme ve üst denetim, düzenleme ve denetleme ve hizmet sunumu olarak üç ana fonksiyona ayrıldı.

Bu fonksiyonlardan politika oluşturma, temel kuralları belirleme ve üst denetim görevleri bakanlığa verildi.

Bakanlığın planlama, politika geliştirme, kural belirleme gibi temel görevlerini yerine getirmek üzere ise Sağlık Politikaları Kurulu oluşturuldu.

Koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tabi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbi cihazlarla ilgili düzenleme ve denetleme görevlerini yürütmekle görevli Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kuruldu.

Bu kurum, bakanlığın bağlı kuruluşu şeklinde teşkilatlandırıldı.

Sağlık hizmetlerinin sunumu da yine bağlı kuruluş olarak yapılandırılan üç farklı icracı kuruma verildi.
Bunlardan halk sağlığını koruma, hastalık risklerini azaltma ve önleme, sağlığın geliştirilmesini ve yaşam kalitesinin artırılması hizmetlerini ''Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'', ülke genelinde teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini ise ''Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'' yürütecek.

Uluslararası anlaşmalar ve taahhütlerle ilgili de Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü yetkilendirildi.

Resmi Gazete'de yayımlanan kanun hükmünde kararnameyle ayrıca yöneticilik görevine atanmada genel şartlarla birlikte özel eğitim şartları, kurumsal performans ve yönetici performansı, yönetici atamalarında ve görevden almalarda performans ölçütü, hiyerarşik kademelerin azaltılması, idari, tıbbi ve teknik işlerin uzman personel eliyle yürütülmesi gibi konularda da düzenleme yapıldı.

Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkezlerinde dikey yapılanmadan yatay yapılanmaya geçilerek karar alma ve uygulamada daha sorumlu, yetkin ve hızlı bir yönetim kademesi oluşturuldu.

Düzenlemeyle çalışmanın teşvik edildiği ve çalışanın ödüllendirildiği bir sisteme de geçildi. Bu sistemle unvana göre sabit ücret ödemeyle birlikte performansa dayalı ek ödeme sistemi getirildi.

Hayata geçirilecek uygulamalarla bakanlığın stratejik planlama ve politika geliştirme kapasite ve kabiliyetinin artırılması, hizmetlerin daha etkili, verimli ve kaliteli sunulması, insan gücü ve maddi kaynakların daha etkili kullanılabilmesi, kamu ve özel sağlık hizmetlerinin daha etkili ve verimli şekilde planlanması, düzenlenmesi ve denetlenmesi, personel odaklı denetim anlayışı yerine sistem ve faaliyet odaklı denetim sisteminin oluşturulması, bürokrasinin azalmasına bağlı olarak sorunların daha hızlı ve etkin şekilde çözülebilmesi, kurumsal uzmanlaşmanın sağlanması, sübjektif müdahalelerin önlenmesi, sağlık yöneticiliğinde profesyonelliğe geçilmesi suretiyle yönetimde ve hizmette verimlilik artışının sağlanması hedefleniyor.

Alıntı: medimagazin.com.tr

Türk doktorlar ''yabancı doktor'' hakkında ne düşünüyor?

BEN KENDİ TECRÜBEMİ ANLATMAK İSTERİM...
ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİNDEN GELEN  ÇOCUK  UZMANI DOKTOR , BİR BEBEĞİN ATEŞİNİ DÜŞÜRMEK  İÇİN HASTAYA ŞU TADEVİYİ  VERDİ :
1 ADET APRANAX (EVET YANLIŞ OKUMADINIZ) KIRILIR , YARISI ALINARAK 1 ÇAY BARDAĞI SUDA ERİTİLİP  BEBEĞE İÇİRİLİR..
BEBEK DAHA SONRA AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ NEDENİYLE HASTANEDE YATTI..

Türkiye'de doktor ve hemşire olabilmek için "Türk" olma şartının kaldırılması, yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi. Yeni sistemi "Kaos yaratır" diye eleştiren de var, "Hastaneler nefes alacak" diye savunan da... Yabancı doktorların Türkiye'de görev yapabilmeleri için Türkçe bilmeleri ve diplomalarının Sağlık Bakanlığı ve tıp fakültelerinin jürisi tarafından onaylanması şart koşuluyor. Diplomaların onaylanması içinse yabancı doktor adaylarının öğrenimlerinin Türkiye'deki tıp fakültesi ders programı ve öğretim süresiyle aynı olması şartı aranıyor. Diğer yandan Türkiye'de her 100 bin kişiye 86 uzman hekim düşerken, Avrupa'da bu rakam 272. Bu uygulama ile Sağlık Bakanlığı doktor açığının giderilmesini am açlıyor. Yeni kanuni düzenlemeyle "Türk kadınından başka kimse hemşirelik yapamaz" ifadesi de değiştirildi. Böylece yabancı hemşireler de Türkiye'de görev yapabilecek. Çoğu dünyanın önemli merkezlerinde yabancı doktor olarak çalışan Türkiye'nin ünlü doktorları ve hastane sahipleri, yeni düzenleme hakkındaki görüşlerini anlattı.

TÜRK DOKTORLAR YORUMLADI:

Biz zorlu sınavlardan geçtik


Prof. Dr. Münci Kalayoğlu: "Beni Türk doktorlarına emanet edin" devri artık bitiyor. Ben de ABD'de yabancı doktor oldum ama çok zorlu sınavlardan ve dil testlerinden geçtik. ABD'de 3 bine yakın Türk doktor görev yapıyor ve hepsi bu sınavları verebilmiş insanlar. Bize de bu şartlarda gelsinler. Ancak Türkiye'ye Kenya'dan ya da Afganistan'dan doktor ya da sağlık personeli gelirse korkarım.

Hastanın dilinden anlamalı

Prof. Dr. Erkan Topuz: Hastanın dilinden anlamayan doktor olmaz. Yabancı doktor tercüman mı kullanacak? Toplama doktorlar, başka yerlerde işsiz gezenler Türkiye'ye çağrılırsa olmaz. Kaliteli doktor seçilecekse ancak o zaman işe yarar.

Kaosa yol açar

Prof. Dr. Bingür Sönmez: Bu durum kaos yaratacak. Burada doktorluk yapabilmek için benim İngiltere'de geçtiğim sınavlardan geçeceklerse buyursun gelsinler kapımız açık. Ancak adını duymadığımız fakültelerden mezun hekimlere kapı açılacaksa o zaman sorun çıkar. Geri kalmış ülkelerin işsiz doktorlarına kapı olmamamız lazım.

Bilim sınır tanımaz

Eray Kapıcıoğlu (Dünya Göz Hastaneleri Sahibi): Avrupa'dan ve Amerika'dan 20-25 hekim getirmek isterim ama Türkiye'deki üniversiteler onlara denklik vermez. Bu sistemi oturtmak kolay olmasa da benim hoşuma gitti. Bilim sınır tanımaz. Kapılarımızı kaliteye açmamız lazım.

Sektöre rahat nefes aldırır

Gürkan Ergenekon (Medline Sağlık Grubu Genel Müdürü): Sektöre nefes aldıracak bir uygulama. Sağlıkta din, dil, ırk ayrımı yapılamaz. Bu nedenle yabancı doktor ve hemşirelere de kapımız açık olmalı. Bizim başarılı hekimlerimiz yurt dışında doktorluk yapabiliyorsa yabancı doktor ve hemşireler neden Türkiye'de çalışamasın? Doktor ve hemşire bulmakta çok zorlanıyoruz. Kapımız yabancılara da açık.
Alıntı : Esra TÜZÜN / SABAH

663 sayılı KHK ile başhekimler sözleşmeli oldu , yabancı doktora yol verildi

02.11.2011 Çarşamba gece yarısı Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yayınlandı.


Yangından mal kaçırırcasına bir üslupla hazırlanan ve yayınlanan KHK ile Sağlık Bakanlığı’nın ve bağlı birimlerinin teşkilat yapısından Kamu Hastane Birlikleri kurulmasına, hekimlerin mesleki uygulama ve yeterliliklerinden uzmanlık eğitimi sorumlularına kadar birçok konuda temel değişiklikler yapıldı.

İşte kararname ile gelenler:

Buna göre 11 üyenin yanı sıra müsteşar ve bu KHK ile 3'ten 5'e çıkarılan müsteşar yardımcılarından oluşan Sağlık Politikaları Kurulu oluşturuldu.

Bakanlığın sağlık sistemi yönetimi ve politika belirleme ile ilgili temel görevlerini yerine getirecek kurul bünyesinde, Bakanlığın görev alanı ile ilgili olarak bilimsel ve uzmanlık gerektiren konularda çalışma yapmak ve görüş bildirmek üzere danışma kurulları ve komisyonlar oluşturulabilecek. Danışma kurullarında ve komisyonlarda, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının personeli ile üniversitelerden ve diğer kamu ve özel kurum ve kuruluşlarından veya yabancı uzmanlardan görevlendirme de yapılabilecek.


-Birimlere düzenleme-

KHK'ye göre bakanlık birimleri, şu başkanlık ve müdürlüklerden oluşuyor:

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü, Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, Hukuk Müşavirliği, Denetim Hizmetleri Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Özel Kalem Müdürlüğü.


-Yeni bağlı kuruluşlar-

KHK'ya göre, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu kurulacak.

Bir yıl içinde Bakanın onayıyla kaynakların etkili ve verimli kullanılması amacıyla Kuruma bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumları, il düzeyinde Kamu Hastaneleri Birlikleri kurularak işletilecek. Hizmetin büyüklüğü göz önünde bulundurulmak suretiyle aynı ilde birden fazla birlik kurulabilecek ve bir ilde birlik kapsamı dışında sağlık kurumu bırakılmayacak.


-Sözleşmeli uzman-

Söz konusu KHK'de ''Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında özel bilgi ve ihtisas gerektiren nitelikli bir işin yapılması veya proje hazırlanması veya yürütülmesi için 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın proje süresince ve her halde üç yıla kadar sözleşme ile yerli ve yabancı uzman çalıştırılabilir'' hükmüne yer verildi.

-Sağlık Serbest Bölgeleri-

Bakanlık, Türkiye'nin sağlık alanında bölgesel bir cazibe merkezi haline getirilmesi, yabancı sermaye ve yüksek tıbbî teknoloji girişinin hızlandırılması amacıyla, 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu hükümleri çerçevesinde, Sağlık Serbest Bölgeleri oluşturacak. Bakanlık ve bağlı kuruluşları insanî ve teknik yardım amacıyla yurt dışında geçici sağlık hizmet birimleri de kurabilecek, kurdurabilecek, işletebilecek ve işlettirebilecek. Bu amaçla ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, finans ve yardım kuruluşları ile işbirliği ve ortak çalışma yapabilecek, insan ve mali kaynakları ile destek sağlayabilecek.

Profesör veya doçentlerin eğitim ve araştırma hastanelerine eğitim görevlisi olarak atanmaları, kurumca yapılacak ilan üzerine müracaat eden adayların bilimsel çalışmaları ve eğitici nitelikleri değerlendirilerek yapılacak.


-Yabancı sağlık çalışanları-

KHK ile 11 Nisan 1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci cümlesindeki ''Türk hekimlerinin'' ibaresi ''hekimlerin'' şeklinde değiştirildi.

Ayrıca 25 Şubat 1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu'nun 3. maddesinde yer alan ''Türkiye'de hemşirelik sanatı bu kanun hükümleri dahilinde hemşire unvanını kazanmış Türk kadınlarından başka hiçbir kimse yapamaz'' ifadesi, ''Bu Kanun hükümlerine göre hemşire unvanı kazanmış olanların dışında hiç kimse Türkiye'de hemşirelik mesleğini icra edemez'' ifadesi ile değiştirildi.

KHK'ya göre Sağlık Bakanlığında 657 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre vekil ebe ve hemşire olarak en az bir yıldan beri çalışmakta olan ve Kanunun 48. maddesinde belirtilen genel şartları taşıyanlardan otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, çalıştığı pozisyon unvanlarına göre, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında vizelenecek ebe ve hemşire unvanlı sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilecek.


Alıntı: doktoraktuel.com