19 Eylül 2010 Pazar

KPSS'de kısmi iptal kararı: Yeni sınav 40 gün içinde

KPSS soruşturması sürerken 'Eğitim Bilimleri Testi'nin iptaline karar verildi. Yeni sınav 40 gün içinde yapılacak.

YÖK Yürütme Kurulu üyesi Çavuşoğlu: Ortada cenaze vardı sahiplendik, faili beklemeden iptale karar verdik.

YÖK Başkanı Özcan: 1 ay içinde tamamlarız


Radikal’in gündeme getirmesiyle tartışmaya açılan ve 36 gündür üzerinde konuşulan KPSS iddialarında, iptal kararı çıktı. ÖSYM Yürütme Kurulu, KPSS sorularının sınav öncesinde sızdırıldığından emin olduklarını, Savcılığın soruşturmasının ise uzayacağının ortaya çıktığını belirterek, KPSS Eğitim Bilimleri testini iptal etti. YÖK Yürütme Kurulu üyesi Abdullah Çavuşoğlu, “Ortada cenaze vardı, faili belli değildi, biz cenazeyi sahiplendik, failini beklemeden iptale karar verdik” dedi.

10 Temmuz tarihinde yapılan KPSS sınavına 280 bine yakın öğretmen adayı katılmıştı. Sınavda 320 kişinin soruların tamamını yaparak tam puan alması, soruların sızdığı iddialarını beraberinde getirmişti. Bunun üzerine ÖSYM, YÖK Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ve Savcılık olaya el koymuştu. Soruların sınav öncesinde sızdırıldığına yönelik iddialar hakkında yürütülen soruşturmalar nedeniyle ÖSYM’nin kozmik odalarında sınavların bulunduğu odalarda aramalar yapılmış, bu nedenle ÖSYM bu yıl içinde yapacağı 12 sınavın tarihini de ertelemek zorunda kalmıştı.

Türkiye’nin gündemini bir ayı aşkın bir süredir işgal eden ve bir türlü açıklığa kavuşturulamayan KPSS iddialarına yönelik Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması sürerken, ÖSYM Yürütme Kurulu dün sürpriz bir şekilde Eğitim Bilimleri testini iptal etme kararı aldı. Radikal’in görüştüğü ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Abdullah Çavuşoğlu, “Savcılık soruşturmasının uzayacağı ortaya çıktı. ÖSYM Yürütme Kurulu olarak kararı biz verdik. Artık emin olduğumuz için savcılığı beklememeye karar verdik. Ortada cenaze vardı faili bulamıyorduk. Artık cenazeyle yetinmek zorunda kaldık. Hiçbir kuşkumuz yok, kesinlikle sızma. Ancak sızdıranı bulamıyoruz” dedi. Çavuşoğlu, YÖK Yürütme Kurulu’nun kararıyla ortaya çıkan tablo ve adayların aklındaki muhtemel sorular hakkında şunları söyledi:

Yeni sınav ne zaman?

Yeni sınav en geç 40 gün içerisinde yapılacak.

Yeni Sınav’da yeni sorular mı olacak?

Evet, soruların tamamı yeniden hazırlanacak.

Yeni Soruları kim hazırlayacak?

Eğitim Bilimleri testi için yeni komisyon kurulması planlanıyor.

Şüpheliler de sınava girebilecek mi?

Sınav sorularını önceden aldığından şüphe edilen yüksek puanlı adaylar da sınava girer, onunla ilgili birşey yapamazsınız. Çünkü sadece şüpheliler. Biz hepimiz okula gittik, öğretmen bizi kopyadan yakaladı diyelim, bir sonraki sınava giremiyor muyduk? Giriyorduk elbette. Bir çok kişiyi savcılık serbest bırakmak zorunda kaldı, bu insanlara yönelik bir müeyyide yok.

Sonuçlar ne zaman açıklanır?

Sınav sonuçları 2 ay içerisinde tamamlanabilir. Sınav yapıldıktan sonra okunması çabuk olur. Sonuçlar atamalar için iki aya hazır olabilir.

Yeni sınava kimler girebilecek?

İptal edilen Eğitim Bilimleri testi olduğundan öncelikle KPSS Eğitim Bilimleri testi yapılacak. Bu nedenle 10 Temmuz tarihinde sınava girenlerden yeniden başvuru alınmayacak ve Eğitim Bilimleri adaylarının tekrar sınava girmesi sağlanacak.
Sınavın yeniden yapılacak olması gözlerin iptal edilen sınavda soruların tamamını yapan ve tam puan alan adaylara çevrilmesine neden oldu. Radikal’in yaklaşık 20’sinin aynı evde yaşayan çiftler olduğunu tespit ettiği adayların aynı performansı göstermemesi, savcılık soruşturması açısından da belirleyici olacak. Yetkililer, sözkonusu adaylar için yoğun güvenlik önlemleri alınacağını bildirdiler.

ÖZCAN: 1 AY İÇERİSİNDE TAMAMLARIZ

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile ilgili iddialara ilişkin "ÖSYM’ye yeni bir şekil vermeyi düşünüyoruz. O süreç içerisinde nerelerden sızma olduğu ve açılan deliklerin kapanabilmesi için elimizden geleni yapacağız" dedi.

Özcan, beraberinde YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Muhittin Şimşek ile birlikte Gaziantep’in Nizip ilçesinde bulunan Zeugma Antik Kenti’ni ziyaret etti.
Daha sonra Nizip ilçesinde bulunan Osmanlı Parkı’na gelen Özcan, burada gazetecilerin KPSS soruşturmasıyla ilgili sorularını yanıtladı.

Özcan, KPSS’de hiç bir değişiklik olmayacağını, KPSS’nin sadece eğitim bilimleri sınavının iptal edildiğini söyledi.

Sadece 279 bin öğretmenin yeniden bu teste alınacağını, diğer branşlarda atamaların yapılabileceğini ifade eden Özcan, şöyle konuştu:
"Yeni sınav tarihi zannediyorum bir ay içerisinde her şeyi tamamlayıp, Milli Eğitim Bakanlığına atamalar için gerekli olan puanları yollayabilecek durumda oluruz.
ÖSYM’ye yeni bir şekil vermeyi düşünüyoruz. O süreç içerisinde şimdiye kadar tespit edilen bütün açıklıkları, nerelerden sızma olduğu ve açılan deliklerin kapanması için elimizden geleni yapacağız." (aa)

Alıntı:
BETÜL KOTAN /RADİKAL

18 Eylül 2010 Cumartesi

KPSS Eğitim Bilimleri Testi iptal edildi

10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılan Kamu Personel Seçme Sınavının (KPSS-Lisans) Eğitim Bilimleri Testi, sınav sürecinde bazı usulsüzlüklerin meydana geldiği kanaatine varıldığından, telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkmasını engellemek için iptal edilmiştir. Bu sınav ve daha önce ertelendiği açıklanan diğer sınavların yeni tarihleri yakında açıklanacaktır.

Kamuoyuna ve ilgililere duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Kopya çetesinin inanılmaz yöntemleri

ÖSYM’nin yaptığı dört sınavda soruları çalarak sattığı belirlenen çete üyelerinin güvenlik duvarlarını aşmak için mini bluetooth kulaklık, kalem kamera ve diğer teknolojik aletleri kullandığı öğrenildi.

Kopya çetesi, kalem kamera, saat ve kolye şeklinde cep telefonları kullanmış.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ortaya çıkarılan kopya çetesinin, ÖSYM' nin güvenlik duvarını aşmak için akılalmaz yöntemler geliştirdiği ortaya çıktı.

Çetenin, bina sınav sorumluları ve sınav gözetmenleri ile işbirliği yaparak test sorularını dışarı çıkardığı, kısa süre içinde de çözümleri 3-5 bin lira karşılığında cep telefonları aracılığıyla servis ettiği belirlendi.

ÖSYM tarafından yapılan 4 sınavın sorularını çalarak sattığı tespit edilen çete üyeleri işe yedek soru kitapçığını ele geçirmekle başlıyordu.
Haberin devamı ↓reklam

Çete elemanları anlaştıkları sınav sorumlusunun yardımıyla, sınavın yapıldığı binaya aday sayısı kadar getirilen yedek kitapçıklardan birini dışarı çıkartıyordu.

İkinci aşamada sıra dışarıda bekleyen konusunda uzman akademisyene geliyordu. Uzman çete üyesinin süratle çözdüğü soruların cevapları, teknik cihazlarla sınav salonlarındaki adaylara ulaştırılıyordu

İşte bu noktada devreye teknoloji giriyor. Çeteyle 3-5 bin lira karşılığı anlaşan adaylara cevaplar kol saati ya da kolye görünümündeki cep telefonlarıyla gönderiliyor. Bazılarına ise yanıtlar dışarıdan farkedilmeyen mini bluetooth kulaklıkla sesli olarak aktarılmış.

Çete ile anlaşmalı bazı sınav gözetmenlerinin yasak olmasına rağmen salona cep telefonu soktuğu da tespit edildi. Bu yöntemde ise cep telefonu ile görüntülenen sorular, resimli mesaj olarak dışardaki çete üyelerine gönderiliyor.

James Bond filmlerini aratmayan bir başka teknik daha ortaya çıkarıldı. Çete elemanı bazı kişiler sınav sırasında kalem kameralarla soruları kaydediyor, yarım saatte salonu terkediyordu. Ve cevaplar diğer yöntemlerdeki gibi dolaşıma çıkıyordu.

Alıntı:ntvmsnbc.com

17 Eylül 2010 Cuma

BÖYLE GİDERSE TÜM SINAVLAR HAYAL:KPSS'de kitapçıklara kim çizik attı?

YÖK Denetleme Kurulu, KPSS Eğitim Bilimleri Testi'nde tam puan alan 75 kişinin kitapçığında soruların çözümüne ilişkin tek bir çizik olmadığını belirlemişti. İkinci incelemede ise koruma altındaki kitapçıklarda karalamalar belirlendi ancak kalemler farklı.

Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi'nde (ÖSYM) KPSS skandalına ilişkin ortaya çıkan yeni delil, olayın yeni bir boyut kazanmasına neden oldu.

YÖK Denetleme Kurulu, Eğitim Bilimleri Testinden tam puan alan 75 kişinin kitapçığında soruların çözümüne ilişkin tek bir çizik olmadığını belirlemişti.

Kurul, koruma altındaki bu kitapçıkları yeniden incelediğinde bu kez kitapçıklarda karalamalar bulunduğunu tespit etti.
Haberin devamı ↓reklam

Hürriyet gazetesinin haberine göre, YÖK yetkilileri, Denetleme Kurulu'nun kitapçıklar üzerinde yaptıkları ilk incelemenin ardından elde edilen bulguları rapora kaydetmek için ikinci bir inceleme yaptıklarını ve bu kapsamda da soru kitapçıkları ile cevap kağıtlarının karşılaştırıldığını belirtti.

Sonuç için inceleme yapan Denetleme Kurulu, son kez kontrol için baktığında, ilk kontrolde üzerinde tek bir çizik dahi olmayan kitapçıklarda bu sefer çözümlere ilişkin karalamalar olduğunu fark etti. Fakat kitapçıklar ile kişilerin optik cevap anahtarları karşılaştırıldığında kullanılan kalemlerin farklı olduğu görüldü.

Bunun üzerine Denetleme Kurulu üyelerinde ÖSYM içinden bazı kişi veya kişilerin kitapçıklar üzerinde oynadığı şüphesi ağırlık kazandı. Bu bilgiler savcılık ile de paylaşıldı. Karalamaların hangi elden çıktığının tespiti, ÖSYM'deki köstebeğe ulaşmada en önemli adım olacak.

ÖSYM yetkilileri, KPSS dahil bütün sınavların ardından soru kitapçıklarının ÖSYM'de toplandığını, özel kasalarda saklandığını ve bu kitapçıklara sadece üst düzey yetkililerin ulaşabildiğini söyledi.

Yetkililer, KPSS'de bu tür büyük olaylar yaşandığında kitapçıkların kasalardan çıkarılıp incelendiğini, onun dışında sınav sonuçları açıklandıktan yaklaşık 3 ay sonra kitapçıkların imha edildiğini ifade ettiler.

Alıntı:ntvmsnbc.com

15 Eylül 2010 Çarşamba

Super Mario Bros 25 yaşında

Japonya'da doğan 'İtalyan marangoz' Mario, geçen 25 yıl içinde popüler kültürün ikonları arasına yerleşti.

Dijital oyun tarihinin en popüler karakterlerinden Super Mario Bros 25 yılı geride bıraktı.

Daha önce Donkey Donk ve Mario Bros adlı oyunlarda görünen ‘İtalyan marangoz Mario’ karakterinin ikon statüsüne yükselmesi ve popüler kültürün en ünlü ‘kurgu’ karakterlerinden biri haline gelmesi, bundan tam 25 yıl önce ilk sürümü Japonya’da yayınlanan Super Mario Bros oyunuyla oldu.

İlk kez 1981 yılında Donkey Donk adlı oyunda görünen, tasarımcı Şigeru Miyamoto'nun eseri Mario'nun o zamanki adı Jumpman idi. Oyunu ABD'de piyasaya sürmeye hazırlanan Nintendo, ülkedeki yönetimin tavsiyesi doğrultusunda karakterin adını Mario olarak değiştirdi.

Japonya'da Famicom, dünyada ise Nintendo üst markasıyla yayımlanan oyun, kısa sürede büyük satış rakamlarına ulaştı ve tüm zamanların en çok satan oyunlarının başında yer aldı. Nintendo oyun konsolarıyla birlikte verilen oyunun tüm dünyada 25 yıl içinde ulaştığı satış adedi 40 milyonu geçti.

Alıntı:ntvmsnbc.com

Kilo almanın yolları

“Ne kadar fazla yersem yiyeyim kilo alamıyorum.”, “Fazla kalorili besleniyorum, her gün mutlaka tatlı yiyorum, yine de kilo alamıyorum.” “Kendimi sürekli yorgun ve güçsüz hissediyorum, uykum geliyor, iştahsızım, yemek yemek içimden gelmiyor.”

Bunlar, zayıflık sorunu olan birçok kişinin dilinden düşmeyen şikâyetler. Peki kilo kontrolünü sağlamak ve sağlıklı kalmak için neler yapılması gerekiyor?

Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk, kilo almak isteyenlere sağlıklı kilo kontrolü ile ilgili önerilerde bulundu, zayıflıkla ilgili şu bilgileri verdi:

ZAYIFLIK NEDİR, NEDEN KAYNAKLANIR?

"Diyetle günlük alınan toplam enerjinin harcanan enerjiden daha az olması veya alınan besinlerin vücut tarafından kullanılmaması durumunda zayıf olma durumu ortaya çıkmaktadır. Bunun dışında zayıf olma nedenleri arasında;

Sindirim sistemi bozuklukları, hipertiroidi gibi metabolizmayı hızlı çalıştıran hormonal hastalıklar, bağırsak parazitleri ve emilim bozuklukları, kilo alma korkusu, psikolojik bozukluklar ve buna bağlı iştah kesilmesi, yeme bozukluğu ( anoreksiya nevroza, blumia vb.), kullanılan ilaçlar ve bunların etkisi, fazla fiziksel aktivite, zayıflatan hastalıklar (kanser, tüberküloz, kronik diyare…), düzensiz yemek yiyen ve uzun açlık gibi nedenler vardır.

KİMLER ZAYIF OLARAK NİTELENDİRİLİR?

Beden kitle indeksi Dünya Sağlık Örgütü'nün boy uzunluğunu ve vücut ağırlığını baz alarak şişmanlığı ölçmede kullanılan bir parametredir. Vücut ağırlığının boyun karesine bölünerek hesaplanan bu ölçüm ile var olan kilonun hangi aralıkta olduğu kolayca anlaşılır.
BKİ: Ağırlık/ boyun karesidir.

BEDEN KİTLE İNDEKSİ (BKİ) KİLO ÖLÇÜTÜ

18.5 den küçük zayıf
18.5- 24.9 normal
24.9- 29.9 hafif şişman (Owerweight)
29.9- 34.9 obezite 1.tip
34.9- 39.9 ileri obezite 2.tip
39.9- 49.9 morbid obezite (hastalık riski artmış)
49.9 ve üzeri süper obezitete

Yaş aralıklarına göre farklı değerlendirilir; çünkü yeni doğmuş bebeklerin ve büyüme çağındaki çocukların BKI'ne göre değil, persentil eğrilerine göre kilo durumları takip edilir.

ZAYIF OLMAK ZARARLI MI?

Zayıf olmak her zaman sağlıksız olmak anlamına gelmez. Bu kişiye göre ve bunun derecesine göre değişir. Burada kişinin yaşı da önemli bir faktördür. Dolayısı ile burada kişiyi görmek, vücut analiz cihazı sonuçlarını değerlendirmek ve kişinin yaşını da göz önüne almak gerekir. Yeme bozukluğunun var olup olmadığını iyi değerlendirmek şarttır. Çünkü eğer yeme bozukluğu var ise (anoreksiya, bulimia, tıkanırcasına yemek yeme durumu vb.) bu konuda psikiyatrist desteği almak gerekmektedir.

Zayıf olmak çocuklukta büyüme gelişmenin az olmasına, emzikli kadınlarda süt veriminin yetersiz kalmasına, vücudun dış etkenlere karşı savunma mekanizmasının azalmasına, konsantrasyonun düşmesine ve hatta yaşam süresinin kısalmasına da neden olabilmektedir.

SAĞLIKLI KİLO ALMAK İÇİN...

Kilo almak kilo vermekten çok daha zor bir durumdur. Öncelikle bu süreç ve sabır ister. Kilo almak isteyen kişilerin kilo almak istemesi yeterli değildir, ayrıca buna inanmaları da gerekir. Gerekli tahliller yaptırılıp altta yatan geçerli bir hastalık durumu yok ise diyetisyen kontrolünde sık takip ve iletişim ile ayda ortalama 2 kilo olacak şekilde hedef koyulabilir.

Amaç vücutta gerekli dokuları oluşturmaktır. Kilo yağ ve yağsız dokuyu (kas dokusu, vücut suyu ve kemik dokusu) arttıracak şekilde alınır. Amaç daha çok kas dokuyu arttıracak şekilde olmalıdır.

KİLO ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Günün en önemli öğünü olan kahvaltı muhakkak yapılmalıdır ve erken saatte yapılması kilo alımında çok önemlidir.
Kilo almak isteyenler kesinlikle öğün atlamamalıdır. Düzenli beslenme ve kaliteli beslenme olmazsa kilo alımı gerçekleşmez.

Kas dokusunun artırılması için protein ve karbonhidrat alımına dikkat etmek gerekir. Her öğünde muhakkak hem karbonhidratlı bir gıda hem yağlı hem de proteinli bir besin koymak gerekmektedir.

Kahvaltıda peynir, yumurta, süt gibi protein içeriğine sahip bir besin ve ekmek tüketilmesi doğru bir tercih olabilir.
Ara öğünlerde kalori değeri ve protein değeri yüksek gıdalar tercih edilmelidir. Özellikle fındık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, tost, süt, kek, taze ve kuru meyveler, ayran gibi gıdalar alınmalıdır.

Ana yemeklerde mideyi çabuk şişirecek sıvılara dikkat edilmelidir. Yemekle beraber içecek alınmamalıdır. Ayran, meyve suyu, asitli içecekler, şalgam suyu veya çorba gibi besinler yemekte hızlı doyuma sebep olur. Bu gıdaların alımı kısıtlanmalıdır. Su tüketimi bile yemekten 45 dakika sonraya bırakılmalıdır.

FAZLA TATLI İŞTAHI KAPATIR

Baharatlar ve bazı soslar salçalı yemekler iştah açar. Yemekleri pişirirken hipertansiyonu olmayan kişiler rahatlıkla kullanabilirler.

Yemeklerde bazı öğünlerde salata yerine taneli meyve kompostoları tüketilebilir.

Tatlılar iştahı azaltmayacak ve miktarı abartmayacak şekilde tüketilmelidir. Çok fazla tatlı tüketimi ana yemeklerin alımının azalmasına ve iştahın kapanmasına sebeptir. Belki yemek sonrası tercih edilebilir veya yatarken son ara öğünde alınabilir.

Yemekleri keyifli şekilde tüketmelisiniz. Örneğin sevdiklerinizle beraber yerken iştahınız artabilir.
Çok yoğun egzersiz yapılmamalıdır. Bunun yerine yemekten 1 saat öncesi yapılacak 30 dakika hafif tempolu yürüyüş iştahı açar ve kalori alımınızı artırır.

Yemekler pişirilirken besin değeri arttırılmalıdır. Örneğin makarnalar peynirli, kıymalı olabilir. Kek ve pastalar fındık cevizli yapılabilir. Çorbalara kıyma, buğday, pirinç, patates, şehriye koyulabilir.

Yemeklerin yanında tüketilmesi gereken salatalara, zeytin, ceviz, mısır, zeytinyağı, ton balığı, peynir eklenebilir."

Alıntı:ntvmsnbc.com

14 Eylül 2010 Salı

İzmir'de hastanelerde gece mesaisi başladı

İzmir'deki sağlık kurumlarında 17.00-20.00 saatleri arasında da hasta muayene edilmeye devam edecek. Ayrıca kan alma, ultrason, EKG, röntgen gibi hizmetler de verilecek.

İzmir'deki devlet hastanelerinde 'akşam mesaisi' dönemi başlıyor. Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi uygulamaya bugün geçerken, Atatürk Eğitim ve Araştırma ile Tepecik Eğitim Araştırma hastanelerinde Ramazan Bayramı'ndan sonra akşam hizmet verilmeye başlanacak.

Karşıyaka Devlet Hastanesi sadece 'genel cerrahi' branşında Eylül ayı içinde akşam mesaisi uygulamasına geçecek. Bornova Trafik ve Buca Devlet hastanelerinde ise 'doktorlardan talep gelmediği' gerekçesiyle yeni uygulamaya şimdilik geçilemeyecek.

Uygulamaya başlayan hastanelerde saat 17.00'den sonra uzman doktorlar polikliniklerde hasta muayene edecek. Kan alma, utrason, EKG, röntgen, EEG gibi tetkiklerin yapılacağı akşam mesaisinde ameliyatlar da gerçekleştirilecek. Yeni uygulama ile gündüz çeşitli nedenlerle doktora gidemeyen vatandaşlar, akşam hastaneye başvurup muayene olabilecek. Acil servisler gündüz yaşanan yoğunluk nedeniyle kilitlenmeyecek.

ACİLLER SIKIŞIK

Bu yılın başında acil servislerdeki yığılmaları önlemek amacıyla verilen gece poliklinik hizmeti uygulamasını başlatan Sağlık Bakanlığı, bu kez poliklinik ve ameliyathanelerdeki yoğunluk ve sıraları azaltmak amacıyla bir çalışmaya imza attı. Bakanlık tarafından 30 Temmuz 2010 tarihinde 'Döner Sermaye Ek Ödeme' konulu yönetmelik ile akşam çalışacak personele döner sermayeden fazla mesai ödenmesinin önü açıldı. Buna göre, akşam mesai yapan çalışanlar normal mesai saati içinde aldığı döner sermaye gelirinin yüzde 30'u kadar ek geliri hak edecek.

İzmir'de fazla mesai uygulamasına ilk olarak İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde başlanacak. İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Yüksel Yılmaz, "Bizim hastanemiz bu uygulamaya gönüllü oldu. 1 Eylül 2010 tarihinden itibaren 11 branşta akşam poliklinik hizmetimiz başlayacak. Bu uygulamanın gündüz polikliniklerinden hiçbir farkı olmayacak. Uzman doktorlarımız ve sağlık personelimiz tam teşekkülü olarak uygulamaya hazır. Hasta yoğunluğuna göre bu saati gerekirse 22.00'ye kadar uzatabiliriz" dedi.

Yeşilyurt'taki İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma ile İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma hastaneleri akşam mesaisi uygulamasına Ramazan Bayramı'ndan sonra başlayacak. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Galip Akhan, yoğunluk nedeniyle gündüz işlemleri bitmeyen hastalara saat 17.00'den sonra hizmet vereceklerini açıkladı. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Fatma Nur Aktaş da, akşam saatlerinde poliklinik dışında EKO, holter, anjiyo gibi hizmetleri de vereceklerini dile getirdi.

Karşıyaka Devlet Hastanesi Başhekim Vekili Dr. Saim Gubari ise Eylül ayı içinde akşam mesaisi uygulamasına geçeceklerini belirterek, "Hastanemizde görevli genel cerrahi uzmanları akşam çalışmak istiyor. Saat 17.00 22.00 arasında ameliyat yapılacak" açıklamasında bulundu. Tepecik'teki Dr. Suat Seren Göğüs Hastıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ali Kadri Çırak da, yeni uygulamaya hasta yoğunluğu yaşadıkları kış aylarında geçmeyi planladıklarını ifade etti.

Ege'de uygulamaya personel engeli

Devlet hastanelerinde 'gece mesaisi' uygulaması ile ilgili Ege Bölgesi'nin genelinde çalışmalar sürdürülmesine karşın henüz bir gelişme yok. Devrim niteliğindeki uygulama ile ilgili çalışmalarını sürdüren il sağlık müdürlükleri, kendi illerinde personel yetersizliğinden şikayet ediyor. Uşak ve Aydın'da ön çalışmalar devam ederken, uygulamanın Ekim ayı gibi başlaması bekleniyor.

Balıkesir'de uygulamanın hayata geçirilemediğini anlatan İl Sağlık Müdürü Mehmet Çalışkan, uygulamaya Eylül ayı sonunda geçebileceklerini açıkladı. Manisa İl Sağlık Müdürü Ziya Tay ise, "Tam gün yasası kapsamın da fazla mesai yapmak isteyen doktorlar gece de çalışabilir" diye konuştu.

Tay, şunları söyledi: "Şu anda ilimizde yaz sezonu ve Ramazan ayı dolayısı ile doktorlardan hastanelere talep yok. Bu nedenle uygulamaya geçemedik. Zaten personel sıkıntısı da var. Ancak Eylül ayı sonlarında talep olursa uygulamaya başlarız. Manisa'da henüz hiçbir hastanede gece uygulaması yok."

Alıntı:egedesonsöz.com-yeni asır

LÜTFEN BİRAZ CİDDİYET...Prof. Özcan: ÖSYM Başkanı kalıyor

"KPSS ile ilgili söyleyeceğim bir şey yok. Ben de sizin kadar meraklıyım ve gerçekten bilmek için yani böyle çok ölüyorum" diyen YÖK Başkanı Özcan, ÖSYM'nin yeni bir şeklinin olacağını açıkladı.

Türkiye günlerdir KPSS ve diğer sınavlardaki kopya iddialarıyla çalkalanırken bugün önemli bir buluşma gerçekleşti. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan bir araya geldi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Çubukçu ile bir araya gelmeden önce gazetecilere açıklamalar yaptı. Özcan, KPSS ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin, ''Başbakanımıza dün rapor hakkında bilgi verdim'' dedi.

KPSS'deki kopya iddialarının savcılık tarafından soruşturulduğunu belirten Özcan, ''Benim burada bir şey söylemem çok ayıp olur. Zaten çok da bilmiyorum. Denetleme Kurulumuz ikinci raporunu bitirdi. Onu da inceliyoruz, ondan da savcılığı haberdar ettik. Çünkü savcılık da araştırmalarına o bizim raporun çerçevesinde yürütüyor. Bazen iki grup, savcılıkla denetleme kurulu paslaşıyorlar. Soruşturma hakkında bir şey söylemem maalesef mümkün değil'' diye konuştu.
Haberin devamı ↓reklam

Özcan, Başbakan Erdoğan ile görüşmesinin detayları hakkında ise şunları söyledi:

''Başbakanımıza dün bilgi verdim. Ne olduğunu, nasıl gittiğini... Rapor hakkında bilgi verdim. Bir de genel olarak YÖK ile ilgili her bir ayda yaptığımız konuşmayı yaptık. Bilgilendirmeydi. KPSS'nin iptal edilmesine ilişkin bir şey söylemedi. Çünkü o da biliyor ki savcılık hala bunu inceliyor.''

''BEN DE SİZİN KADAR MERAKLIYIM''

Özcan, YÖK'ün araştırma bulguları için de bir açıklamada bulunmadı. ''Ben onu da size söyleyemem. O da gizli bir rapor. Maalesef KPSS ile ilgili size söyleyeceğim bir şey yok. Şu an inanın ben de sizin kadar meraklıyım ve gerçekten bilmek için yani böyle çok ölüyorum, bir an önce çıksa da şunu sonuçlandırsak diye'' diyen Özcan, pek çok insanın zarar gördüğünü belirterek şöyle konuştu:

"Neredeyse 60 bin memur adayı bu işin sonucunu bekliyor. Biz bu soruşturmayı sonuçlandıralım da onların da ataması olsun diye...Öğretmenlerle ilgili mesele oldukça ciddi. 30 bin öğretmen atanacak. Bazı illerimizde ilkokullarda neredeyse hiç öğretmenimiz kalmadı. Bir an önce bu işi temizleyip oralara öğretmen atamak zorundayız. Milli Eğitim Bakanımız da onun için çalışıyor.''

Özcan, sınavın tümünün mü yoksa sadece eğitim bilimleri testinin mi iptal edileceği konusunun soruşturma sonrasında netliğe kavuşacağını belirtti.

TELEKULAK İDDİALARI İÇİN NE DEDİ?

Özcan, ayrıca ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan'ın telekulak iddialarına ise "Öyle bir şeyin olacağına da çok ihtimal vermiyorum. Niye daha önce olmadı da şimdi oldu'' diye yanıt verdi.

YİNE KAMERALARIN KARŞISINA GEÇTİ

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile görüştükten sonra da kameraların karşısına geçti. Özcan, gazetecilerin sorusu üzerine, ''Yakında ÖSYM'nin yeni bir
şekli olacak'' dedi.

Bir başka soru üzerine Özcan, KPSS'ye ilişkin soruşturmanın biran önce bitmesini istediklerini ifade etti.

KRİTİK SORUYA YANIT

Bir gazetecinin ''Bugün Paris'e yapmayı planladığınız seyahati neden iptal ettiniz?'' sorusuna, ''İşte bunlar için iptal ettik. Böyle bir durumda gidemedik'' yanıtını verdi.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın KPSS ile ilgili soruları hazırlayan sınav komisyonunun değişip değişmeyeceğine YÖK'ün karar vereceği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Özcan, ''O konuda bir şey söylemeyeceğim. Ama yakında ÖSYM'nin yeni bir şekli olacak. Bunu söyleyebilirim'' diye konuştu.

Bir gazetecinin ''Meclis açılınca mı?'' sorusuna Özcan, ''Herhalde o zaman olur'' karşılığını verdi.

Özcan, ''Milli Eğitim Bakanı ile bu konuyu mu görüştünüz?'' sorusu üzerine, ''Olabilir'' dedi.

''ÖSYM Başkanı'nın görevden alınması söz konusu mu?'' sorusunu ise Özcan, ''Hayır'' diye yanıtladı.

Alıntı:ntvmsnbc.com

KPSS kararı savcılık soruşturmasından sonra

YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan kopya iddialarının ardından 10-11 Temmuz tarihlerinde yapılan KPSS'nin iptal edilip edilmeyeceğine ilişkin karar için savcılık soruşturmasını bekleyeceklerini söyledi.

Referandum öncesinde "Burada birçok kişinin maduriyeti söz konusu" diyen Başbakan Erdoğan bugün konuyu görüşmek üzere YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'la biraraya geldi. Görüşme yaklaşık 15 dakika sürdü.

Görüşmenin ardından habercilerin "KPSS iptal edilecek mi?" sorusunu yanıtlayan Özcan "Savcılık soruşturmasını bitirmedi. Onlar bitirmeden bizim bir karar almamız sözkonusu olmaz" dedi.

Özcan, ÖSYM'nin yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışma hakkında da Başbakan'a bilgi verdiğini kaydetti.

ÖSYM ve YÖK başkanları bayram öncesi yaptıkları açıklamalarda "Savcılık soruların sızdığını ispatlarsa eğitim bilimleri sınavı iptal edilir" açıklamasını yapmışlardı.

Kaynak:ntvmsnbc.com

11 Eylül 2010 Cumartesi

KPSS'de telekulak şüphesi

Kopya iddialarıyla ilgili soruşturmada her gün farklı bir iddia gündeme geliyor.

ÖSYM'deki Yüksek Güvenlikli Test Geliştirme ve Araştırma Merkezi'nden sorular nasıl ve kim tarafından sızdırıldı? Bu sorunun yanıtını arayan polis ilginç bir detaya ulaştı.

Her sınav öncesi sorularda hata olup olmadığının son kontrolü okuma yöntemiyle yapılıyor. Yani her soru bir uzman tarafından yüksek sesle okunuyor, diğer uzmanlar da soru ve cevapları dinleyerek anlatım bozukluğu ya da hatalı seçenek olup olmadığını kontrol ediyor.
Haberin devamı ↓reklam

120 SORUDAN 117'Sİ KONTROL EDİLDİ

Bu yıl da Eğitim Bilimleri Sınavı'ndaki 120 sorudan 117'si bu yöntemle kontrol edildi. Ancak sözle ifadesi mümkün olmayan 19, 20 ve 41'inci sorular sadece kitapçık üzerinden doğrulandı. Bu üç sorunun cevaplarının sızmadığı tespit edildi.

DİNLEME ŞÜPHESİ

ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, bu okumalar sırasında dinleme olabileceği şüphesini dile getirdi.

Savcılık şimdi soruların dinleme yoluyla sızdığı iddiasına ilişkin inceleme yapıyor. Emniyet yetkilileri soruların hazırlandığı odanın konumu itibariyle teknik cihazlarla dışardan ya da basit bir dinleme cihazıyla içerden kayıt alınmasının mümkün olduğu görüşünü dile getiriyor.

İddianın ardından ortaya çıkan en çarpıcı bilgi ise MİT tarafından ÖSYM'ye telekulak brifingi verilmiş olması.

2010 yılı başında MİT görevlilerinin Test Geliştirme ve Araştırma Merkezi'ne gelerek çalışanları dinlemeler konusunda uyarıp önlemleri anlattıkları ortaya çıktı.

Alıntı:ntvmsnbc.com

ALES'te de sorular çalınmış:Skandalın altında mafya mı var, cemaat mi?

2010 KPSS sorularının çalındığı ve kopya çekildiği iddialarıyla başlatılan soruşturmada hergün yeni bir skandal patlak veriyor.

KPSS ve Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sorularının çalındığının saptanmasının ardından geçmiş yıllarda Yüksek Lisans (ALES - Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) Sınav Soruları’nın da çalındığı ortaya çıktı.

Milliyet gazetesindeki habere göre 2010 KPSS’nın kilit isimlerinden Ispartalı Baki Saçı’nın ifadesinde KPSS sorularını “sana bir hediyem var” diyerek e-mail’ine gönderdiğini söylediği Berat Koşucu’nun, geçmiş yıllarda bir akrabasına da yine e-mail yoluyla Yüksek Lisans Sınav Soruları’nın geldiğini itiraf etti.

Savcılığın, gözaltına alınıp serbest bırakılan Saçı’nın ifadesinde ortaya çıkan bu gelişmeler üzerine soruşturmayı genişleterek, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen ALES sınavlarını da soruşturmaya dahil ettiği öğrenildi.

Sınav sorularının çalınması ve kopya çekilmesinde Gülen Cemaatine bağlı kişilerin de bulunduğuna dair iddialarda bulunan Saçı verdiği ifadede şunlardan bahsetti;

“Yalvaç’ta lise son sınıfa giderken 2004 yılı içinde Gölcük Dershanesi’ne üniversiteye hazırlık için gittim. Dershanenin yöneticileri cemaatçi olup, Fethullah Gülen cemaatine bağlıydılar. Zamanla beni de bu cemaate yakınlaştırdılar. Ben bu şekilde cemaati tanıdım. Ancak, cemaat yönelik herhangi bir olaya karışmadım, herhangi bir etkinlikte bulunmadım.

'CEMAAT EVİNDE KALDIM'

Aynı yıl üniversiteyi kazanınca dershanenin müdür ve öğretmenleri Bursa’da ‘yerimiz, yurdumuz, evimiz var, senin bu evde kalmanı sağlarız. Ayrıca sana burs da veririz. Sana çeşitli imkânlar sunarız’ demeleri üzerine tavsiyelerine uyup ailemin ekonomik durumunun da iyi olmaması nedeniyle Bursa’da 4 yıl boyunca Fethullah Gülen cemaatine ait evlerde benim gibi öğrencilerle bir arada kaldık.”

Saçı, ifadesine şöyle devam etti: “4 yıl boyunca toplam 4-5 değişik evde değişik şahıslarla kaldım. Bu evlerde abilerimiz vardı. Bu abiler evi yönetiyordu, evin temizliğinden yemeğine kadar onlar yapıyordu. Bazen toplu namazlar kılıyorduk. Bana herhangi bir baskı yapılmadı. Dinsel, siyasal anlamda bir eğitim de almadım. Bursa’da kalmış olduğum süre içinde cemaatin üyesiydim. Ancak okul bittikten sonra ilişkimi kestim.

Arkadaşım Koşucu’nun bildiğim kadarıyla aynı cemaatle bağlantısı vardır ama ne derecede olduğunu bilemiyorum. Mustafa Süleyman İnanıcı’nın ise herhangi bir cemaatle bağlantısı yoktur. Soruların Koşucu’ya ne şekilde geldiğini bilemiyorum. Bu sorular belki cemaat bağlantılı da olabilir. Cemaatten birileri Koşucu’ya göndermiş olabilir. Ancak tam emin değilim.”

İlkokulu Sücüllü İlköğretim okulu, ortaokulu Yalvaç Anadolu İmam Hatip, liseyi Yalvaç Atatürk’te bitirdim. 2004’te Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü kazandım. Mezun olduktan sonra 2008, 2009 ve 2010 yıllarında KPSS sınavlarına girdim. 2009’da aldığım puanla sözleşmeli öğretmen olarak atamam yapıldı. Kadrolu atanmam için 2010 KPSS’ye girdim. Yaşanan bu olaylar sonrası iptal edilen sınav da bu sınavdır.

‘SANA BİR SÜRPRİZİM VAR’

5 Temmuz 2010’da Sücüllü’deyken Ankara’da oturan arkadaşım Berat Koşucu aradı. ‘Sana bir sürprizim var. Senin işine çok yarayacak. Ankara’dan otobüs ile Yalvaç’a göndereceğim. Bu hediyemi al’ dedi. İlkönce kabul etmedim. Koşucu da o aşamada göndereceği hediyenin içeriğini söylemedi.

Ancak, sürekli ‘sana sürprizim var, senin işine çok yarayacak’ diyordu. Bu ısrarları üzerine teklifini kabul ettim ve kendisine Yalvaç’ta oturan ve ortak arkadaşımız olan Mustafa Süleyman İnanıcı’ya gönderebileceğini söyledim. Yalvaç Terminali’ne gitme durumum o gün için yoktu.

İnanıcı’yı telefonla arayarak, Koşucu’nun otobüs ile terminale paket göndereceğini, bu paketi almasını söyledim. Aradan bir gün geçti ancak paket gelmedi. Koşucu, ayın 7’sinde tekrar telefon açarak, paketi otobüs ile gönderemediğini, e-mail adresimi vermem halinde bu adrese gönderebileceğini söyledi. Zaten Koşucu e-mail adresimi de biliyordu.

Tahminime göre aynı gün e-mail adresime mail göndermiş. Telefonla da arayarak söyledi. Ben de İnanıcı’yı arayarak e-mail adresimi ve şifremi vererek açıp bakmasını ve daha sonra silmesini söyledim.

MAİLİ AL VE SİL

Daha önceden Koşucu bana, ‘gönderdiğim e-mail’i al ve sil’ demişti. Ayrıca geçmiş yıllarda Koşucu’nun bir akrabasına e-mail yoluyla bir yerlerden Yüksek Lisans Sınav Soruları’nın geldiğini bildiğim için bu durumdan da şüphe duyup belki başım belaya girer diye bu düşünceyle de İnanıcı’ya ‘baktıktan sonra sil’ dedim.

Bu görüşmeden bir gün sonra Yalvaç’a geldim ve Gökkuşağı internet kafeye giderek e-mail adresime girdim ve baktığımda Koşucu’dan herhangi bir mail gelmemişti. Sınav soruları gibi bir şey de yoktu.

O gün İnanıcı ilçe dışında olduğundan kendisiyle görüşemedim. 9 Temmuz’da kuyumcu dükkânına yanına gittim. Buradaki bilgisayarında bir kısım sorular gördüm. Bunlar benim e-mail adresimde değildi. İnanıcı’nın bilgisayarında kayıtlıydı. Gelişigüzel baktım. Soruları dahi okumadım.

Ancak, KPSS sınavına yönelik birçok sorular vardı. İnanıcı bana soruları Koşucu’nun gönderdiğini söyledi. O gün ikimiz de Koşucu ile görüşmedik. Aynı gün benim Bursa Mustafa Kemal Paşa ilçesine atamamın yapıldığını öğrendim.

İnanıcı’nın soruları başkalarına gönderip göndermediğini bilemiyorum. Ertesi gün de KPSS sınavına girdim. Daha sonra konuyu basından öğrendim. Ben sınavdan 81.704 puan aldım. Eğer sorular bana gelseydi daha yüksek puan alırdım.

Koşucu ve İnanıcı’yla liseyi beraber okuduk. Koşucu, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nde çalışmaktadır. İnanıcı da Koşucu da birbirlerini tanırlar.”

Alıntı:ntvmsnbc.com

Reflü hastalarına bayram uyarıları

Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Bülent Yaşar, ramazan ayınde oruç tutan ve dinlenmiş bir sindirim sistemine sahip olan kişilere, bayramda aşırı tatlı ve hızlı gıda tüketimine bağlı oluşabilecek mide rahatsızlıklarından korunmak için önerilerde bulundu.

"Ramazan ayında oruç tutan pek çok kişi, sanki bir ayın intikamını alırcasına hızlı ve aşırı gıda tüketecek ve dinlendirilmiş bir sindirim sisteminin, birden ağır ve hızlı beslenmeye geçmesi ise midede ciddi sıkıntılara yol açacaktır" diyen Dr. Yaşar, özellikle reflü hastalığı olanların daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini belirtti ve şunları kaydetti:

"Bu kişiler bayramda baklava, börek, makarna, pastırma ve sucuk gibi hazmı zor gıdalardan kesinlikle kaçınmalı, kola, taze sıkılmış portakal suyu, domates suyu tüketmemeli, bunların yerine kompostoyu tercih etmeliler. Ayrıca aynı anda fazla miktarda alınan su, mide hacmini ve mide basıncını artırarak var olan reflüyü ağırlaştırır. Bu nedenle özellikle çok tatlı gıdalar tükettikten sonra aynı anda fazla miktarda su almaktan kaçınılmalıdır. Ramazan sonrası yeme alışkanlığındaki bu hızlı değişimler, reflü hastalarının yanında, midelerinde hiç bir sıkıntı olmayan kişilerin de mide yanması, mide krampları, aşırı şişkinlik ve gaz gibi pek çok sorunla karşılaşmalarına ve bayramı hasta geçirmelerine sebep olabilir.”

TATLIYI FAZLA KAÇIRMAYIN, SPORA ARA VERMEYİN

Sağlıklı bir bayram geçirebilmek için tavsiyelerde bulunan Uzm. Dr. Bülent Yaşar, ramazanda oruç tutan hastaların, bayramda yemeklerini yavaş yavaş, küçük lokmalar şeklinde, öğünlerini daha sık ancak daha küçük porsiyonlar halinde yemelerini, bol sıvı tüketmelerini, yağlı, hamurlu gıdaları ve tatlıları aynı anda tüketmemelerini, hamur işi yerine sütlü ve hafif tatlıları tercih etmelerini, ayrıca tatlıyı yemekten birkaç saat sonra tüketmelerini ve spora ara vermemelerini önerdi.

Alıntı:ntvmsnbc.com

Oy kullanırken dikkat....

Yarın ülkenin geleceğini değiştirecek bir refarandum var.Halkın tercihlerine göre Türkiye'yi karanlık ya da aydınlık bekliyor.Bu süreçte oy kullanırken dikkat edilmesi gerekenler:

-Oy pusulası beyaz ve kahverengi iki bölümden oluşuyor. Beyaz bölümde Evet, kahverengi bölümde ise Hayır ifadesi yer alıyor.

-Oy kullanabilmek için; üzerinde "TC Kimlik Numarası" yazılı olan nüfus kağıdı, evlilik cüzdanı, pasaport, resmi kurumlarca verilen soğuk damgalı resmi kimlik kartı ya da "TC kimlik numarası taşıyan mühürlü ve imzalı nüfus kayıt örneği"nin aslı ve beraberinde TC kimlik numarası olmayan resmi kimlik göstermek zorunlu.

-Referandumda önceki seçimlerde kullanılan ve üzerine Evet yazılı mühürler yerine Tercih yazılı mühürler kullanılacak.

-Referandumda parmak boyası kullanılmayacak.

-Oy kullanacak kimse, sandık başkanlarından oy pusulası, zarf ve tercih mühürünü alarak kabine girecek, oyunu kullandıktan sonra oy sandığına atacak.

-Dikkat: oy kullanıldıktan sonra pusulanın dışa doğru katlanarak zarfa konması gerekir. Yoksa mürekkep her iki tarafa da geçecek.İçeri doğru katlanan pusulaların oyları sayılmayacak.

-Oy verme işlemi doğu illerinde 07:00 - 16:00 saatleri arasında, batı illerinde ise 08:00 - 17:00 saatleri arasında yapılacak.

-Referandumda mazaretsiz oy kullanmamanın cezası 22 Türk Lirası.


LÜTFEN OYUNUZU KULLANIN, ÜLKENİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLUN..GEÇ OLMADAN..